(765 S. K. m. 59, 404) (647 S. K. m. 4) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 7, 62, 191) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurmak suçundan sanık Ömer Ö.'in 765 sayılı TCK'nın 404/2, 59 ve 647 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca 4.800.-YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2005 gün ve 2005/70 esas, 2005/418 karar sayılı hükmü aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28.11.2005 gün ve 49841 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2005 gün ve 2005/209737 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Tüm dosya kapsamına göre sanığın eylemine uyan kullanmak amacıyla esrar bulundurmak suçunu düzenleyen 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun hükümleri uygulanmak suretiyle netice itibariyle 10 ay hapis cezası verilip, 4.800.00 Yeni Türk Lirası olarak adli para cezasına çevrildiği, ancak 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9. maddesi 3. fıkrasında Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Zaman bakımından uygulama başlıklı 7. maddesi 2. fıkrasında Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.
Şeklindeki düzenlemeler gereği sanık lehine olan cezanın belirlenebilmesinin, mahkemesince her iki kanun hükümlerinin bütün halinde olaya uygulanmasıyla mümkün olacağı. Mahkemesince bu uygulama yapıldığında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 404/2 ve 59. maddelerinin uygulanması sonucunda bulunacak hapis cezası ile sanığın eylemine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 ve 62. maddelerinin uygulanması varsayıldığında bulunacak hapis cezasının süre yönünden aynı cezayı gerektirdiğinin ortaya çıkması karşısında, sanık hakkında bu cezanın yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. fıkrası gereğince tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerekeceği, keza Kanun'un 191/5. fıkrası gereğince sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymaması halinde hakkındaki hapis cezasının infaz edileceği, bu nedenle öncelikle lehe kanun tespit edilerek cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, anılan hükmün bozulması istenmiştir.
Sonuç: Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2005 gün ve 2005/70 esas, 2005/418 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK'ın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; dosyanın, müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına TEVDİİNE, 22.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy