(3167 S. K. m. 7, 13) (765 S. K. m. 119) (1412 S. K. m. 253) (7201 S. K. m. 35) (Tebligat Tüzüğü m. 28, 55) (YCGK. 07.12.2004 T. 2004/6-178 E. 2004/214 K.)
Dava: Çek defterlerini iade etmemek suçundan sanık Yüksel E.'in 3167 sayılı Kanun'un 13/1 ve TCK'nın 119. maddeleri uyarınca 525.000.000.-TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Karşıyaka 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.09.2003 gün ve 2003/1087 esas, 2003/1315 karar sayılı ceza kararnamesi ile sanığın aynı suçtan hükümlülüğüne dair aynı Mahkemenin 13.10.2003 gün ve 2003/1292 esas, 2003/1672 karar; 22.09.2003 gün ve 2003/1187 esas, 2003/1509 karar; 08.03.2004 gün ve 2004/236 esas, 2004/278 karar; 15.03.2004 gün ve 2004/297 esas, 2004/329 karar sayılı ceza kararnameleri ve Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.09.2003 gün ve 2003/1145 esas, 2003/1054 karar; 03.10.2003 gün ve 2003/1204 esas, 2003/1097 karar; 06.10.2003 gün ve 2003/1216 esas, 2003/1114 karar ve 11.11.2003 gün ve 2003/1380 esas, 2003/1307 karar sayılı ceza kararnameleri aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 29.12.2004 gün ve 54918 sayılı yazılı emri üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.01.2005 gün ve Y.E. 2005/1197 sayılı tebliğnamesi ile dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı; dosyalar incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yazılı emir ve tebliğnamede, Sanığın Türkiye Halk Bankası A.Ş. Karşıyaka/İzmir Şubesi nezdinde bulunan hesabında keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması nedeniyle, anılan bankanın ihtarına rağmen, elinde mevcut diğer çek karnelerini iade etmemek şeklinde belirlenen eyleminin tek suç oluşturacağı, sanığın Karşıyaka 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.09.2003 tarih, 2003/1087 esas, 2003/1315 sayılı ceza kararnamesi ile cezalandırılmış olması sebebiyle, aynı nedenle açılan diğer davaların Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 253/3. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümler kurulmasında,
Karşıyaka 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.09.2003 tarih ve 2003/1087-1315 sayılı dosyasında ise, sanığa isnat edilen suçun kabul edilen niteliğine ve uygulanan kanun maddesine göre, Türk Ceza Kanunu'nun 119. maddesi kapsamına girip ön ödemeye tabi bulunduğu, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan ön ödeme ihtaratının, daha önce usulünce yapılmış bir tebliğ söz konusu olmayan adrese, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince usulsüz şekilde tebliğ edildiği, tebligatın geçersizliği karşısında mahkemece, usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesinde, isabet görülmemiştir denilerek, yukarıda belirtilen ceza kararnamelerinin bozulması istenmiştir.
Çek defterlerini iade etmemek suçunda, aynı banka şubesinden, aynı hesap sahibine verilen tüm çek defterleri aynı suçun konusunu oluşturmakta olup; elinde bulunan çek defterlerinin iade etmesi için, 3167 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca hesap sahibine gönderilen ilk ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihte, hesap sahibinin aynı hesaptan elinde bulundurduğu tüm çek yapraklarının aynı suçun konusunu oluşturması nedeni ile her bir çek yaprağı için yapılan ihtarat nedeniyle ayrı ayrı ceza verilmesi mümkün değildir.
A) İncelemeye konu davalardan, Karşıyaka 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.09.2003 tarih ve 2003/1087 esas, 2003/1315 karar sayılı davasına konu çek defterlerinin, sanığın yetkilisi olduğu Erdemir, İnşaat, Mobilya, Dekorasyan, Tekstil, İthalat ve İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait, Oyakbank A.Ş. Karşıyaka Şubesinde açılan hesaba ilişkin olmasına rağmen, diğer davalardan,
1- Karşıyaka 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.10.2003 gün ve 2003/1292 esas, 2003/1672 karar sayılı davasına konu çek defterlerinin aynı şirkete ait, Türkiye Halk Bankası A.Ş. Karşıyaka Şubesinde açılan hesaba ilişkin olması;
2- Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.10.2003 gün ve 2003/1204 esas, 2003/ 1097 karar sayılı davasına konu çek defterlerinin aynı şirkete ait, Türk Ekonomi Bankası A.Ş. Karşıyaka Şubesinde açılan hesaba ilişkin olması;
3- Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.11.2003 gün ve 2003/1380 esas, 2003/1307 karar sayılı davasına konu çek defterlerinin aynı şirkete ait, Akbank Türk A.Ş. Karşıyaka Şubesinde açılan hesaba ilişkin olması karşısında, farklı banka şubelerinden açılan hesaplardan verilen çek defterlerinin aynı suçun konusunu oluşturmasının mümkün olmaması nedeniyle, yazılı emre dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden, (1), (2) ve (3)'de belirtilen hükümlere yönelik yazılı emir talebinin CMUK'nın 343. maddesi uyarınca REDDİNE;
B) Karşıyaka 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.10.2003 gün ve 2003/1292 esas, 2003/1672 karar sayılı hükümden sonra, aynı hesaptan verilen çek defterlerine ilişkin olması nedeniyle aynı suçtan açılan;
1) Karşıyaka 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.09.2003 gün ve 2003/1187 esas, 2003/1509 karar;
2) Karşıyaka 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.03.2004 gün ve 2004/236 esas, 2004/278 karar;
3) Karşıyaka 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.03.2004 gün ve 2004/297 esas, 2004/329 karar;
4) Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.09.2003 gün ve 2003/1145 esas, 2003/1054 karar;
5) Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.10.2003 gün ve 2003/1216 esas, 2003/1114 karar sayılı ceza kararnamelerin CMUK'nın 343. maddesi uyarınca BOZULMASINA; mükerrer açılan iş bu kamu davalarının CMUK'nın 253/3. maddesi uyarınca REDDİNE; yüklenilen cezaların çektirilmesine yer olmadığına;
C) Karşıyaka 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.09.2003 gün ve 2003/1087 esas, 2003/1315 karar sayılı hükmü yönünden yapılan incelemede;
Daha önce adli mercilerce ve usulüne uygun olarak tebligat yapılmamış olsa bile, Tebligat Kanununun 35/son maddesinde belirtilen kurum, kuruluş, mercilere ilgili tarafından bildirilen veya imzası resmi merciler önünde ikrar edilmiş sözleşmelerdeki (sadece taraflar yönünden) adreslere de bu madde uyarınca tebligat yapılabilmesi mümkündür.
Bu durumda, daha önce adli mercilerce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, belirtilen nitelikteki sözleşmelerde yer alan veya söz konusu kurum ve kuruluşlar tarafından bildirilen adrese veya bir kamu kurumu olan adli mercilere, tebligatın ilişkin olduğu soruşturma veya davaya ilişkin olarak tebligat yapılacak kişinin kendisinin bildirdiği en son adrese, önce, bu adresin değişip değişmediğinin bilinememesi nedeniyle anılan yasanın 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca, ilgilinin adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve yine Tebligat Tüzüğü'nün 55/2. maddesi yollamasıyla 28. maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tespit edilememesi durumunda, bu araştırma 28. maddede belirtilen şekil koşuluna uyularak imza ile de tevsik edildikten sonra, evrak yine mercie iade edilir, ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki tüm tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ait binanın kapısına asılması usulüyle yapılır. Bu tebligattan sonraki tebligatlar da, sanığın yeni adresinin hala bilinmemesi durumunda, kapıya asma usulüyle yapılır.
3167 sayılı Kanuna aykırılık suçlarında; adli mercilerce daha önce tebligat yapılmamış olması ve dosya içerisinde, muhatap banka şubesi tarafından gönderilen ve tebligat yapılacak kişinin adresini içeren Ticaret Sicili Gazetesi nüshası, noterlikçe düzenlenen resmi senetler, vergi levhası örneği ve bu gibi kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları, ticaret sicilleri veya esnaf ve sanatkarlar odalarınca düzenlenmiş belgelerin yer alması durumunda, bu belgelerde yer alan adreslere öncelikle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi dışındaki maddelere göre tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamaması halinde, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan usullere uyularak tebligat yapılması gerekmektedir.
Sonuç: Dosya kapsamına göre; mahkemece, ön ödeme ihtaratının, Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesi kapsamında olan resmi kurumlardan noterlikçe düzenlenen imza sirküleri ve Ticaret Sicili Müdürlüğünce düzenlenen sicil tasdiknamesindeki, sanığın temsilcisi olduğu şirketin adresi olması nedeniyle iş adresi sayılan adrese, öncelikle Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi dışındaki maddelere göre tebliğe çıkartılıp, yukarıda açıklanan işlemler yerine getirilmeksizin, doğrudan 6 örnek numaralı tebligat evrakının kapıya asılması suretiyle tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, ön ödeme ihtaratının usulüne uygun olarak tebliği sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı olup, yazılı emre dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden ve benzer bir olaya ilişkin olarak verilip, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.12.2004 gün ve 2004/6-178 esas, 2004/214 karar sayılı ilamında da açıklanan ilkeler doğrultusunda, söz konusu eksik işlemin tamamlanması gerektiğinden, Karşıyaka 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.09.2003 gün ve 2003/1087 esas, 2003/1315 karar sayılı kararının BOZULMASINA; dosyanın, müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına TEVDİİNE, 13.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy