(6762 S. K. m. 707) (3167 S. K. m. 16) (765 S. K. m. 72) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Cengiz Topçu'nun 3167 sayılı Kanun'un 16/1 ve TCK'nın 72. maddesi uyarınca 7.850.000.000.-TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2004 gün ve 2003/727 esas, 2004/1099 karar sayılı hükmü aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 14.06.2005 gün ve 26190 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.06.2005 gün ve 2005/120246 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Dosya kapsamına göre, sanığın talimatla alınan savunmasındaki Güney Sim Limited Şirketindeki hisselerini suç tarihinden önce 2002 yılı Ekim ayında Filiz Çevikbaş isimli şahsa sattığına ilişkin beyanı ve bu beyanını destekler mahiyetteki Mersin 9. Noterliğinin 30.09.2002 gün ve 17926 yevmiye nolu hisse devir senedi ile bu satışın yayımlandığı 23.10.2002 gün ve 5662 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nüshasına göre, sanığın suç tarihi itibariyle şirketi temsile yetkili olmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemiştir denilerek, anılan hükmün bozulması istenmiştir.
Mahkemece, gıyabi tutuklama müzekkeresinin mahkemeye iade edilmemesi üzerine bu kararın infaz edilerek, sanığın savunmasının alındığı ve hükümden sonra, mahkemeye ulaşan bu savunmada sanığın, şirketteki hissesini Filiz Çevikbaş isimli bir kişiye devrettiğini ve çeklerdeki imzanın da kendisine ait olmadığını belirttiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: Kanun yararına bozma talebinde, sanığın suç tarihi itibariyle hesap sahibi şirketi temsile yetkili olmadığı belirtilmekte ise de, bu hususu ortaya koyan belgeler sanık tarafından kanun yararına bozma talebi olduğunu belirttiği dilekçesi ekinde sunulmuş olup, yargılama aşamasından ve hükmün kesinleşmesinden sonra sunulan yeni bir delil niteliğinde olması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi yolunda incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca; Türk Ticaret Kanunu'nun 707/2. maddesi uyarınca ileri tarihli çek düzenlenmesinin mümkün olması nedeniyle, yetkinin sona ermesine ilişkin belgeler tek başına sanığın derhal beraatına karar verilmesi için yeterli olmadığından ve sorunun, sanığın söz konusu dilekçesinde ileri sürmüş olduğu diğer tüm hususlarla birlikte yargılamanın yenilenmesi yoluyla incelenmesi gerektiğinden, ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma talebinin 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına TEVDİİNE, 03.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy