(6183 S. K. m. 51) (765 S. K. m. 30, 59) (647 S. K. m. 5) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 7, 61, 62) (3167 S. K. m. 16)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Necip Aydoğan'ın, 3167 sayılı Kanun'un 16/1. maddesi uyarınca 499.294.800.-TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve süresinde ödenmeyen para cezası hakkında 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde öngörülen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına ilişkin BOLU Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2003 gün ve 2002/14 esas, 2003/593 karar sayılı hükmü aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 20.06.2005 gün ve 26865 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.06.2005 gün ve 2005/122215 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, 1- Hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 59. maddesinin uygulanmış olmasına karşın, gerekçeli kararda sanık hakkında takdiri indirime yer olmadığı belirtilerek, anılan maddenin uygulanmaması suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar karıştırılarak fazla ceza tayini suretiyle hüküm kurulmasında,
2- Hükümden önce 10.02.2003 gün ve 25020 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4806 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile değişik Türk Ceza Kanunu'nun 30/2. maddesi hükmü göz önünde bulundurulmaksızın, bin lira küsurunun hesaba katılması suretiyle para cezasının fazla tayin edilmesinde,
3- Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.10.2003 gün ve 2003/4825-20298 sayılı ilamı ile benzer bir olayda da belirtildiği üzere, suçun işlendiği 31.07.1999 tarihi itibariyle, 647 sayılı Kanun'un 5. maddesini değiştiren 4786 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunmadığı cihetle, ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde öngörülen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir denilerek, anılan hükmünün bozulması istenmiştir.
Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden ve ayrıca, hükümden sonra yürürlüğe giren, 5328 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi gereğince 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 9. maddesi uyarınca, sanığın cezasının yeniden hesaplanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 61/6 maddesinde öngörülen adli para cezasının hesaplanmasında bir Türk Lirası'nın (1 YTL) arta kalanının hesaba katılmayacağı hükmü gereğince, BOLU Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2003 gün ve 2002/14 esas, 2003/593 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
Sonuç: 1- Sanığın 3167 sayılı Kanun'un 16/1 ve 59. maddeleri (5237 sayılı Kanun'un 62) uyarınca 415. YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına;
2- 647 sayılı Yasa'nın 5/5. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve diğer bölümlerinin aynen bırakılması suretiyle hükmün infaz edilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına TEVDİİNE, 19.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy