(3167 S. K. m. 7, 13, 15) (1412 S. K. m. 153, 257) (765 S. K. m. 119)
Dava: 3167 sayılı Kanun'un 15. maddesine aykırılık suçundan sanık Tayfun Ş.'in 3167 sayılı Kanun'un 13/1 m ve 765 sayılı TCK'nın 119. maddeleri uyarınca 285.716.000.-TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kayseri 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.11.2003 gün ve 2003/1464 esas, 2003/1518 karar sayılı ceza kararnamesi aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 04.08.2005 gün ve 33171 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.08.2005 gün ve 2005/146502 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Dosya kapsamına göre sanığın suç tarihinde Alternatif Bank Kayseri Şube Müdürlüğünde operasyon yetkilisi olarak görev yaptığı sırada, şubede hesabı bulunan bir müşterinin keşide etmiş olduğu çekin karşılıksız çıkması nedeniyle, 3167 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca çıkarılacak ihtar mektubunu süresinde postaya vermediği gerekçesiyle hakkında aynı Kanun'un 15. maddesi gereğince kamu davası açıldığı halde, mahkemece eylemin çek karnelerini bankaya iade etmemek olarak değerlendirip, anılan Kanun'un 13. maddesine göre ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir denilerek, anılan hükmün bozulması istenmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 153 ve 257. maddeleri uyarınca, mahkemeler iddianamede gösterilen fiil ile sınırlı olarak yargılama yapmak zorunda olup; iddianamede gösterilen fiilin dışına çıkılarak, hüküm kurulması mümkün değildir. Bununla birlikte mahkeme eylemin suç olarak nitelendirilmesinde, yani hukuki niteliğini belirlemede bağımsızdır.
Dosya kapsamına göre; muhatap banka şubesinde görevli olan sanık hakkında 3167 sayılı Kanun'un 15. maddesine aykırılık suçundan kamu davası açıldığı ve mahkemece ceza kararnamesi ile çek defterlerini iade etmemek suçundan 3167 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulduğu ve karar gerekçesinde, sanık hakkında 3167 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi sevki ile kamu davası açıldığı ve dosyanın incelenmesinde sanığın karşılıksız çek keşide etmesi üzerine, çek karnelerini iadesi için bağlı bulunduğu banka tarafından yapılan ihtarata uymadığı, buna göre C. Başsavcılığınca suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşıldığının belirtildiği; böylelikle, kanun yararına bozma talebinde belirtildiği şekilde, iddia edilen eylemin hukuki nitelendirilmesinde bir yanılgının söz konusu olmayıp, sanığın, iddianame ile hakkında dava açılmayan bir eylemden mahkum edildiğinin, yani 1412 sayılı CMK'nın 153 ve 257. maddelerinde öngörülen, kovuşturma ve hükmün dava açan belgede belirtilen eylemle sınırlı olması gerektiği ilkesine aykırı davranıldığının anlaşılması nedeniyle; kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;
Sonuç: Kayseri 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.11.2003 gün ve 2003/1464 esas, 2003/1518 karar sayılı ceza kararnamesinin 5271 sayılı CMK'ın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; verilen cezanın kaldırılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına TEVDİİNE, 19.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy