(5237 S. K. m. 53, 62, 63, 188/3, 192/3) (5252 S. K. m. 9/1)
Yargıtay Kararı
Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanıklar Fırat Başkan, Kenan Gül ve Mehmet Şerif Yurttaş hakkında Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 03.05.2004 tarih ve 2004/21 esas, 2004/49 karar sayısı ile mahkumiyet kararı verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 5237 sayılı TCK.nun yürürlüğe girmesinden sonra hükümlü Mehmet Şerif Yurttaş yönünden yetkili Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2005 tarih ve Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 2004/21 esas, 2004/49 karar sayılı hükmüne ilişkin Ek kararı ile 5237 sayılı yeni TCK.nun daha lehe olduğundan bahisle, 5237 sayılı TCK.nun 188/3, 192/3, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca hükmün 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 400 YTL adli para cezası olara infazına karar verildiği, hükmün hükümlü müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 23.08.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında kanunun 9/1. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesi mümkündür, ancak;
a) Sonraki yasa, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa,
b) Cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa,
c) Cezanın paraya çevrilmesi veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca verilen uyarlama kararında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun daha lehe olduğu değerlendirilerek uygulama yapılmış ise de;
Her ne kadar suçun teşekkül halinde işlenmesini düzenleyen 765 sayılı TCK.nun 403/7. maddesi kaldırılmış olsa da, 5237 sayılı Kanunun 188/5. maddesinde düzenlenen örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hali olup olmadığının değerlendirilmesinin yapılması gerektiği, kesinleşen ilk hükümde ceza teşdiden ve 5237 sayılı TCK.nun 188/3. maddesinde belirtilen alt sınırın üzerinde tayin edildiği halde, yasa gereği teşdit nedeni sayılan olguların değerlendirilmediği, bu durumların 5237 sayılı TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği haller içersinde olmayıp hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik yapan karar niteliğinde bulunduğu gözetilerek duruşma açılıp bir karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün istem gibi BOZULMASINA, 25.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy