(3167 S. K. m. 16)
Süresinden sonra ibraz edilen 20.12.2003 tarih, 0091277 nolu çekin hükme esas alınmadığı görüldüğünden, tebliğnamedeki 1 nolu düşünceyi iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde çekteki keşideci imzasının sanığa ait olmadığını ileri sürmesine, vekaletnamedeki sanık imzasının çekteki keşideci imzasına benzemediği, çekteki imzanın muhatap banka tarafından gönderilen ihtarnameye ait tebliğ alındı belgesindeki sanığın eşine ait imza ile benzerlik göstermesi karşısında; suça konu çekteki keşideci imzasının sanığa ait olup olmadığı gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edildikten sonra çekin sanık tarafından düzenlenmediğinin anlaşılması halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.03.1992 gün ve 7/351-55 sayılı kararında açıklandığı üzere eylemden şikayet bulunduğu nazara alınarak, çeki keşide edenin tespiti ile hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması, kamu davası açılması durumunda davalar birleştirilip deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy