(5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 59, 404) (647 S. K. m. 4, 5) (5237 S. K. m. 191) (5275 S. K. m. 106, 122)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Koray Kaya hakkında Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 27.06.2005 tarih ve 2004/1294 esas, 2005/622 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından süresi içinde temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 13.09.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 1- 5252 sayılı Kanun'un lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasındaki lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü karşısında, sanık lehine olan cezanın belirlenebilmesi, mahkemesince her iki kanun hükümlerinin bütün halinde olaya uygulanmasıyla mümkün olacaktır.
Sanık hakkında daha lehe olduğundan bahisle, 765 sayılı TCK'nın 404/2, 59/2, 647 sayılı kanunun 4. ve 5. maddesi uyarınca ceza tayin edilerek uygulama yapılmış ise de; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine, kullanmamakla birlikte kullanmak için uyuşturucu yada uyarıcı madde bulunduran hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmolunacağı, 191/5. maddesinde ise tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmama halinde cezanın infaz edileceği belirtilmesi karşısında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği takdirde, tedbirin gereklerine uymanın sanığın lehine olup olmayacağı, ayrıca 5237 sayılı TCK'nin 191. maddesi hükmü gereğince suç tarihi ve öncesinde sanığın uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığı ve buna bağlı olarak hakkında tedavi tedbirine hükmedilmesi gerekip gerekmediği de tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine, yeterli olmayan gerekçe ile hüküm kurulması ,
2- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 122. maddesi ile 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun'un yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Kanun'un Adli Para Cezalarının İnfazı başlıklı 106. maddesinde, süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin herhangi bir gecikme zammının öngörülmemesi karşısında; Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi uyarınca, süresinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanması olanağı bulunmadığı gözetilmeden gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 12.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy