(5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 59, 404) (5237 S. K. m. 7, 62, 191)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Osman Akbaş hakkında Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 13.06.2005 tarih ve 2004/417 esas, 2005/207 karar sayı ile mahkûmiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca hükmün bozulması isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 01.09.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 5252 sayılı Kanun'un lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9. maddesinin 3.fıkrasındaki lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü karşısında, sanık lehine olan cezanın belirlenebilmesi, mahkemesince her iki kanun hükümlerinin bütün halinde olaya uygulanmasıyla mümkün olacaktır.
Mahkemece bu uygulama yapıldığında; 765 sayılı TCK'nın 404/2 ve 59. maddelerinin uygulanması sonucu sanık hakkında 10 ay hapis cezasına hükmedilmiştir. Sanığın eylemine 5237 sayılı Kanunun 191. ve 62. maddelerinin uygulanacağı varsayıldığında ise, hapis cezası yönünden aynı sürede ceza ortaya çıkmasına rağmen, sanık hakkında hapis cezasının yanı sıra 5237 sayılı Kanunun 191/2. fıkrası gereğince tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerekecektir. Yine 5237 sayılı TCK'nın 191/5. fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymaması halinde sanık hakkındaki hapis cezası infaz edilecektir. Bir başka anlatımla, 765 sayılı TCK'nın lehe olduğu kabul edilirse hükmedilen hapis cezası mutlaka infaz edileceği halde, 5237 sayılı Kanun'un lehe olduğu kabul edilerek hükmedilecek hapis cezası denetimli serbestlik tedbirine uymadığı takdirde infaz edilebilecektir. Bu durumda 5237 sayılı Kanunun uygulanmasının sanığın lehine oldu kabul edilmelidir.
5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi hükmü gereğince sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunup olunmayacağı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 10.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy