(5252 S. K. m. 5) (6762 S. K. m. 595)
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Emin hakkında Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 09.12.2003 tarihinde, 2001/174 esas, 2003/295 karar sayı ile mahkûmiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 13.09.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Emre yazılı çekin lehtarı dışındaki kişiler tarafından tedavüle çıkarılabilmesi ve bankaya ibraz edilebilmesi için mutlaka çek arkasında veya alonj üzerinde lehtarın tam veya beyaz cirosu (imzasının) bulunması gerekmesine, TTK'nın 595/2. maddesi hükmü uyarınca emrine çek düzenlenen kişi veya şirketin yasal temsilcisinin çek arkasında en azından imzası (beyaz cirosu) bulunmadan el değiştiren çeklerde lehtarın dışında çeki elinde bulunduran kişilerin muhatap banka yönünden yasal hamil sayılmalarına olanak bulunmamasına göre suça konu çek arkasındaki ilk imzanın lehtar Ç. Yeme ait olup olmadığı araştırılıp, müdahil şirketin şikayet hakkına sahip yasal ve yetkili hamil olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 13.03.2001 tarihli şikayet dilekçesinde müdahil vekilinin adresi ve imzasının yer aldığı kaşedeki vergi numarası ile şikayet dilekçesine ekli vekalette bulunan adres ve vergi numarasının aynı olması karşısında müdahil vekilinin soyadının yanlış yazılması maddi hata kabul edilip, Ankara Barosunun 15.10.2003 tarihli yazısından ise bu vekilin öldüğü anlaşılmakla; 4814 sayılı yasanın geçici 1. maddesi amir hükmü uyarınca açıklamalı davetiyenin müdahilin bulunduğu yer mahkemesine yazılacak istinabe talebi üzerine bu yer mahkemesince düzenlenip tebliğe çıkarılması gerekirken yargı çevresi dışında bulunan katılan adına doğrudan davetiye gönderilmesi,
3- Kabule göre de;
Türk Lirası olarak ifade edilen ağır para cezasının; 5083 sayılı Kanunun 1 ve 2. maddeleri ile 5252 sayılı Kanunun 5/1 ve 8. maddeleri uyarınca Yeni Türk Lirası (YTL) olarak ve 1 YTL'nin küsuru hesaba katılmadan belirlenmesinde ve adlî para cezasına dönüştürülmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 20.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy