(3167 S. K m. 3, 16, Geç. m. 5) (6762 S. K. m. 692) (Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna İlişkin Tebliğ Geç. m. 2)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık G. B.'ın yapılan yargılanması sonunda; beraatine ilişkin Bakırköy 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.01.2005 gün ve 2004/10 esas, 2005/38 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onama isteyen tebliğnamesi ile 13.09.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun, 08.03.2003 tarih ve 25042 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren 26.02.2003 tarih ve 4814 sayılı Kanun ile değiştirilerek, 3.maddesinin 2. fıkrasına, Çek defterlerinin baskı şeklini belirleyen esaslar, Türkiye Bankalar Birliğinin görüsü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca Resmi Gazete'de yayımlanacak bir tebliğle düzenlenir. Çek defterlerinin her yaprağına, çek hesabının bulunduğu şubenin adı, hesap numarası ve hesap sahibinin vergi kimlik numarası yazılır; ancak, hesap sahibinin vergi kimlik numarası hariç olmak üzere' bunların yazılmamış olması veya bankalarca baskı şekline ilişkin esaslara aykırı davranılması çekin geçerliğini etkilemez. hükmü getirilmiştir.
Söz konusu kanun değişikliğiyle Türk Ticaret Kanunu'nun 692.maddesinde belirtilen zorunlu unsurlara ek olarak, aşağıda belirtilen istisna dışında, çek defterinin her yaprağında vergi kimlik numarasının yazılı olması çeklerde zorunlu bir unsur haline gelmiştir.
4814 sayılı Kanunla 3167 sayılı Kanuna eklenen geçici 5. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında ise, Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca bu Kanunun yayımını izleyen bir ay içinde Resmi Gazete'de yayımlanacak bir tebliğle belirlenecek esaslara uygun olarak yeni çek defterleri bastırırlar. Bankalar, bu tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonuna kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verir ve ellerindeki eski çek defterlerini imha ederler. hükmü getirilmiştir.
Sözü edilen madde ve fıkralarda yapılan değişiklik gereğince, Türkiye Bankalar Birliği'nin görüşü alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca düzenlenen 2003/1 sayılı tebliğ ise, 09.04.2003 tarih ve 25074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Tebliğin geçici 2. maddesinde, bu tebliğ ile yürürlükten kaldırılan T.C. Merkez Bankası tebliğine göre bastırılmış ve bu tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonuna kadar müşterilere verilmiş çek karnelerinin kullanılmasına devam olunur ibarelerine yer verilmiştir.
Bu düzenlemelerle, 4814 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.03.2003 tarihinden önce veya 2003/1 sayılı Tebliğin yayımı tarihi olan 09.04.2003 tarihini izleyen üçüncü ayın sonu olan Temmuz 2003 ayı sonuna kadar düzenlenmiş olan ve vergi kimlik numarası içermeyen çeklerin zorunlu unsurları bulundurduğu kabul edilmiş; ancak, 31.07.2003 tarihinden sonra düzenlenmiş olan çeklerde vergi kimlik numarasının bulunmaması halinde çekin geçerliliğinin etkileneceği kabul edilmiştir.
Dava konusu olan çek incelendiğinde; 8645988 seri numaralı, 5.650.000.000 lira bedelli çekin, Family Finans Kurumu A.Ş Kadıköy şubesindeki Gülsün Bahadır'a ait 14928501 numaralı hesaptan 22.08.2003 tarihli keşide edildiği ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmadığı anlaşılmakla anılan çekin ileri tarihli olarak tedavüle konulup konulmadığı ve banka tarafından sanığın elindeki çek defterlerinin yenisi ile değiştirilme işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 27.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy