(765 S. K. m. 403/1-6-7, 405/2, 59, 31, 33) (5237 S. K. m. 188/1-4-5, 192/3, 62, 52/4, 53)
Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanıklar Sait Çabuk ve Mustafa Yılmaz hakkında Van 2 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 07.07.2003 tarih ve 2001/174 Esas, 2003/105 karar sayısı ile teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanıklar tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 03.06.2004 tarih ve 2004/545 Esas, 2004/6486 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, 5237 sayılı TCK.nun yürürlüğe girmesinden sonra C. Savcılığının talebi nedeniyle, CMK.nun 250. maddesi uyarınca davaya bakmakla yetkili Van 4.Ağır Ceza Mahkemesince 06.06.2005 tarih ve 2001/382 Esas 2003/16 Ek Karar sayısı ile duruşmasız olarak yapılan uyarlama sonucu Mustafa Yılmaz'ın farklı olaylar nedeniyle iki kez uyuşturucu madde ticareti yapmak, Sait Çabuk'un uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın C.Savcısı tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 20/09/2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesi mümkündür, ancak;
Sonraki yasa, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa,
Cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa,
Cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca verilen uyarlama kararında, 765 sayılı TCK.nun 403/5. maddesinde belirtilen suça ait olarak suçun özel hallerine ilişkin (teşekkül ve topluluk oluşturma gibi) hükümlerin 5237 sayılı yasa ile ortadan kaldırıldığı, artırım ve indirim maddelerindeki oranların değiştiği belirtilmiş, bunların sonucunda 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun lehe olduğu değerlendirilerek uygulama yapılmış ise de;
Her ne kadar suçun teşekkül halinde veya topluluk halinde işlenmesini düzenleyen 765 sayılı TCK.nun 403/7-8. maddeleri kaldırılmış olsa da, 5237 sayılı Kanunun 188/5. maddesinde düzenlenen örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hali olup olmadığının değerlendirilmesinin yapılması gerektiği, bu durumun 5237 sayılı TCK.nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği haller içerisinde olmayıp hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik yapan karar niteliğinde bulunduğu gözetilerek duruşma açılıp bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5271 sayılı CMK.nun 232/1. maddesi uyarınca hükmün başına Türk Milleti Adına verildiğinin yazılmaması,
3- 5271 sayılı CMK.nun 232/2-c. maddesi uyarınca kararda suçun işlendiği yer, tarih ve zaman diliminin gösterilmemesi,
4- 5271 sayılı CMK.nun 232/6. maddesi uyarınca kanun yollarına başvuru, süresi ve merciinin tereddüte yer verilmeyecek şekilde gösterilmesi gereğine uyulmaması,
5- Sanık Mustafa Yılmaz hakkında hükmedilen cezaların içtimaına 5237 sayılı yasa uygulaması açısından yasal olanak bulunmadığının ve 5275 sayılı CGTİK.nun 99. maddesi uyarınca cezaların toplanması gerektiği durumlarda, CGTİK.nun 101/2. maddesi uyarınca hüküm vermek yetkisinin infaz sırasında ve en fazla cezaya hükmetmiş bulunan mahkemeye ait olduğunun gözetilmemesi,
6- Ek karar ile önceki hüküm geçerliliğini yitirdiği halde, müsadere, iade ve mahkeme masrafı gibi diğer hususlar yönünden bir karar verilmemesi,
7- Hüküm tarihinden sonra 08.07.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunun 7. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine eklenen 8.fıkra uyarınca; Adli Para Cezası hesaplanırken tayin olunan temel gün üzerinden bireyselleştirmeye yönelik artırım ve indirimler yapılarak, adli para cezasının sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunması gerektiği gözetilmeden, temel gün adli para cezasına çevrilmek suretiyle hatalı uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, C.Savcılarının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 26.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy