(3167 S. K. m. 16) (3682 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 343) (765 S. K. m. 59)
Dava: 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanuna aykırı davranmak suçundan sanık Fazlı Diri'nin anılan Kanunun 16/1, Türk Ceza Kanununun 59. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.1999 gün, 1998/1641 esas, 1999/683 sayılı kararının Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.10.2000 gün, 2000/11534-13799 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesi üzerine 06.11.2001 tarihinde cezanın infaz edilmesini müteakip, müşteki vekili tarafından şikayetten vazgeçilmesi nedeniyle 4814 sayılı Kanun'la değişik 3167 sayılı Kanun'un 16/b maddesi gereğince hükmün tüm cezai sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına ilişkin, aynı mahkemenin 21.05.2004 gün, 1998/1641 esas, 1999/683 sayılı kararından sonra sabıka kaydının adli sicilden silinmesi talebinin, cezanın yerine getirildiği 06.11.2001 tarihinden itibaren Adli Sicil Kanunu'nun 8. maddesinde öngörülen 5 yıllık sürenin gerçekleşmediğinden bahisle reddine dair Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.06.2004 gün, 2004/190 müteferrik sayılı kararına vaki itirazın keza reddine ilişkin, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2004 gün, 2004/123 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi:
08.03.2003 gün ve 25042 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4814 sayılı Kanunla değişik 3167 sayılı Kanun'un 16/b. maddesinde "Hükmün kesinleşmesinden sonra şikayetten vazgeçildiğinde de, hüküm bütün cezai sonuçları ile ortadan kalkar" hükmüne yer verildiği cihetle, müşteki vekilinin 30.04.2004 tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetten vazgeçmiş bulunması ve mahkemece 21.05.2004 gün ve 1998/1641 esas, 1999/683 sayılı karar ile hükmün tüm cezai sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmış olması karşısında, sabıka kaydının da adli sicilden silinmesi gerektiği 3682 sayılı Kanun'un 8. maddesindeki 5 yıllık sürenin gerçekleşmesinin gerekmeyeceği, zira anılan Kanun'un 8/2. maddesine göre, ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarihin esas alınacağı gibi hükmün tüm cezai sonuçlarıyla birlikte ortadan kalktığı halde de anılan tarihin adli sicilden silinmeye esas alınması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde verilen karara vaki itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle;
CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğün ifadeli 31.12.2004 gün ve 55813 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.01.2005 gün ve YE. 2637 sayılı tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Sonuç: Yazılı emre dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2004 gün ve 2004/123 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın, müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına TEVDİİNE, 02.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy