(765 S. K. m. 2, 59, 404) (5237 S. K. m. 7, 191) (5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 4)
Dava: Uyuşturucu madde kullanmak suçundan sanık Muhammet Türer hakkında Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda, 13.06.2005 tarih ve 2004/797 esas, 2005/541 karar sayılı mahkûmiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hükmün bozulması isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 06.10.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 765 sayılı TCK'nın 2/2. maddesi hükmüne göre; Bir cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşir olunan kanunun hükümleri biri birinden farklı ise failin lehinde olan kanun tatbik ve infaz olunur. 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesine göre de; Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.
5252 sayılı Kanun'un lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasındaki lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü karşısında, sanık lehline olan cezanın belirlenebilmesi, mahkemesince 765 ve 5237 sayılı Kanun hükümlerinin bütün halinde olaya uygulanmasıyla mümkün olacaktır.
Sanığın eylemine 765 sayılı TCK'nın 404/2, 59 ve 647 sayılı Kanunun 4. maddesinin uygulanması sonucu 4.455.000.000 ağır para cezasına hükmedilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un uygulanacağı varsayıldığında, hakkında hükmedilecek cezanın yanı sıra 5237 sayılı Kanun'un 191/2. fıkrası gereğince tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerekecektir. Yine 5237 sayılı TCK'nın 191/5. fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymaması halinde sanık hakkındaki ceza infaz edilecektir. Bir başka anlatımla, 765 sayılı TCK'nın lehe olduğu kabul edilirse, hükmedilen ceza mutlaka infaz edilecek; 5237 sayılı Kanun'un lehe olduğu kabul edildiğinde ise, hükmedilecek ceza ancak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı takdirde infaz edilebilecektir. Buna göre, 5237 sayılı Kanun'un uygulanmasının sanığın lehine olduğu kabul edilmelidir.
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Kanun hükümleri ile suç tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri karşılaştırılarak lehe olan yasa saptanıp, hangi yasanın uygulanması gerektiğinin tartışılmaması,
Sonuç: Yasaya aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer hususlar incelenmeden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 09.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy