(5252 S. K. m. 9/1) (5271 S. K. m. 232/1, 232/6, 232/2)
Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanık Rıfat Kazan hakkında Van 4 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 03.10.2003 tarih ve 2002/12 Esas, 2003/150 karar sayı ile teşekkül halinde uyuşturucu madde imal etmek suçundan 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 15.04.2004 tarih ve 2003/9066 Esas, 2004/4451 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, 5237 sayılı TCK.nun yürürlüğe girmesinden sonra sanığın talebi nedeniyle, CMK.nun 250. maddesi uyarınca davaya bakmakla yetkili Van 4.Ağır Ceza Mahkemesince 06.06.2005 tarih ve 2002/12 Esas 2003/150 Ek Karar sayı ile uyarlama sonucu uyuşturucu madde imal etmek suçundan 5237 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, kararın C.Savcıları tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 06/10/2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesi mümkündür, ancak;
a- Sonraki yasa, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa,
b- Cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa,
c- Cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise,
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekirken, uygulamanın hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik yapan karar niteliğinde bulunduğu gözetilmeden evrak üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5271 sayılı CMK.nun 232/1. maddesi uyarınca hükmün başına Türk Milleti Adına verildiğinin yazılmaması,
3- 5271 sayılı CMK.nun 232/2-c. maddesi uyarınca kararda suçun işlendiği yer, tarih ve zaman diliminin gösterilmemesi,
4- 5271 sayılı CMK.nun 232/6. maddesi uyarınca kanun yollarına başvuru, süresi ve merciinin tereddüte yer verilmeyecek şekilde gösterilmesi gereğine uyulmaması,
5- Ek karar ile önceki hüküm geçerliliğini yitirdiği halde, müsadere iade, mahkeme masrafı gibi diğer hususlar yönünden bir karar verilmemesi,
6- Hüküm tarihinden sonra 08.07.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5377 sayılı kanunun 7. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine eklenen 8.fıkra uyarınca; Adli Para Cezası hesaplanırken tayin olunan temel gün üzerinden bireyselleştirmeye yönelik artırım ve indirimler yapılarak, sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunması gerektiği gözetilmeden, temel gün adli para cezasına çevrilmek suretiyle hatalı uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, C.Savcılarının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 9/11/2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy