(765 S. K. m. 31, 40, 59, 403) (5237 S. K. m. 52, 53, 62, 63, 188) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde satmak suçundan sanık V.B. hakkında Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda, 05.05.2003 tarih ve 2002/130 Esas, 2003/35 Karar sayılı kararı ile 765 sayılı TCK. nın 403/5-7, 59, 31 ve 40. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulduğu, hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10.Ceza Dairesi'nin 15.04.2004 tarih ve 2003/6139 Esas, 2004/4456 Karar sayılı ilamı ile onanmakla kesinleştiği, 5237 sayılı TCK.nın yürürlüğe girmesinden sonra infaz Cumhuriyet Savcılığı'nın talebi üzerine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nce duruşma açmaksızın dosya üzerinde 27.06.2005 tarih ve 2002/130 esas, 2003/35 sayılı ek kararı ile 5237 sayılı TCK.nın 188/3, 62, 52, 53 ve 63. maddeleri uyarınca verdiği mahkumiyet kararının da süresi içinde sanık tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca dava dosyasının bozma isteğiyle tebliğname ekinde 06.10.2005 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/1. maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesi mümkündür. Ancak;
a) Sonraki yasa, suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa,
b) Cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa,
c) Cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise;
Duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
5252 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca verilen uyarlama kararında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın lehe olduğu değerlendirilerek uygulama yapılmış ise de;
1- Her ne kadar suçun teşekkül halinde veya topluluk halinde işlenmesini düzenleyen 765 sayılı TCK'nın 403/7-8. maddeleri kaldırılmış olsa da, 5237 sayılı Kanunun 188/5. maddesinde düzenlenen örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hali olup olmadığının değerlendirilmesinin yapılması gerektiği,
2- Para cezasının alt sınırın üzerinde hükmedilmesi,
Bu durumların 5237 sayılı TCK'nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği haller içerisinde olmadığı gözetilerek duruşma açılıp bir karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 01.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy