(5237 S. K. m. 17, 191) (765 S. K. m. 404)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık 765 sayılı TCK.'nın 404/2-4. maddesi uyarınca muhafaza ve tedavi altına alınmasına ilişkin İ. 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2005 gün ve 2004/690 esas, 2005/787 karar sayılı hükmü aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 12.06.2006 gün ve 25193 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2006 gün ve 2006/139815 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, tüm dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin içmek için uyuşturucu madde bulundurmak olarak kabul edilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanunu'nun 191/2. maddesine göre, sanık hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği, fakat anılan Kanun'un 191/5. maddesi gereği ancak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin gereklerine uygun davranmaması halinde, cezanın infazına mümkün olacağı, bu sebeple, sanık lehine olan 5237 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe olmadığından bahisle, yazılı şekilde karar verilmesine, Kabule göre de, 765 sayılı Türk Ceza Kanun'un 404/2. maddesi belirtilmesine rağmen denetime elverecek şekilde verilen cezanın yazılmamasında, isabet görülmemiştir denilerek, anılan hükmün bozulması istenmiştir.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 404/4. maddesi uyarınca; uyuşturucu madde kullanma alışkanlığı iptila düzeyinde olanlar için sadece tedaviye hükmedilirken, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nın hüküm tarihinde yürürlükte olan 191 maddesinde iptila kavramına yer verilmeksizin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduranlar için önce ceza tayin edilip daha sonra tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedileceği; tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması halinde ise cezanın infaz edileceği öngörülmüş olup, 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi uyarınca her iki kanun hükümleri değerlendirildiğinde, kararın sanığın lehine olması ve iptila nedeniyle 765 sayılı TCK.'nın 404/2-4. maddesinin uygulanmasına karar verilirken, temel ceza belirlenmesinin gerekmemesi nedeniyle, kanun yararına bozma talebine dayanağı ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden talebin REDDİNE,
Sonuç: Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına tevdiine, 05.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy