(3167 S. K. m. 13) (5237 S. K. m. 7)
Dava: Çek defterlerini geri vermemek suçundan sanık, 3167 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca 450.-YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ç. 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.06.2006 gün ve 2006/152 esas, 2006/482 karar sayılı hükmü aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığının Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 07.09.2006 gün ve 40525 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2006 gün ve 2006/211225 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Dosya kapsamına göre; 5252 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde Bu kanunlarda Türk Ceza Kanununda belirlenen cezalar sistemine uygun değişiklik yapılıncaya kadar, birinci fıkrada belirtilen kanunlarda alt ve üst sınırlardan birisi veya bunlardan her ikisi gösterilmemiş olmakla birlikte, alt ve üst sınırlar arasında uygulama yapılmasını gerektirir nitelikteki adli para cezalarında cezanın alt sınırı dört yüz elli milyon üst sınrıın yüz milyar Türk Lirası olarak uygulanır. Bu fıkra hükümleri nispi nitelikteki adli para cezaları hakkında uygulanmaz hükmünün yer aldığı. 3167 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde öngörülen para cezasının ise alt ve üst sınırlarının gösterildiği. 5252 sayılı Kanun'un 4. maddesinde ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda yer alan para cezalarında artış öngörüldüğü ancak 31.12.2002 tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para cezaları için herhangi bir artısın düzenlenmediği cihetle, her iki maddenin de olayda uygulama yerinin bulunmadığı, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi nazara alınarak sanık hakkında 3167 sayılı Kanun'un 4814 sayılı Kanunla değişik 13/1. maddesinde belirtilen 350 Yeni Türk Lirası adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir. denilerek, anılan hükmün bozulması istenmiştir.
Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.12.2005 tarihli ve 2005/8-155 esas, 2005/164 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasında, nispi nitelikteki adli para cezalan hariç olmak üzere, adli para cezalarında, cezanın alt sınırının 450 milyon, üst sınırını ise 100 milyar Türk lirası olarak uygulanacağı belirtilmiş ve bu şekilde özel yasalar da düzenlenmiş olup, adli para cezasını gerektiren suçlarda 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren para cezasının alt sınırı 450 milyon liraya, üst sınır ise 100 milyar liraya çıkarılmıştır.
Sonuç: İncelemeye konu olayda, suç tarihinin 30.01.2006 olması karşısında, mahkemece temel cezanın 450.-YTL olarak belirlenmesi anılan yasa hükümlerine uygun olduğundan, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma talebinin reddine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına tevdiine, 26.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy