(5237 S. K. m. 62, 188) (765 S. K. m. 59, 403) (3298 S. K. m. 4)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde ihraç etmek suçundan sanık M
hakkında İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 21.04.2006 tarih ve 2004/374 esas, 2006/61 karar sayılı mahkûmiyet kararı verildiği; hükmün Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafi tarafından temyiz edildiği; sanık müdafiince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının talep edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 05.10.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Adli Tıp Kurumu Kimyasal Tahliller Dairesinin 18.02.2005 tarihli raporunda ham afyon olduğu bildirilen maddenin çok sayıda alkaloid içerdiğinin ve morfinin de ham afyonun içerdiği alkaloidler içerisinde önemli bir yer tuttuğunun belirtilmesine karşın; 3298 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasında ham afyon, hazırlanmış afyon, tıbbi afyon ve bunların müstahzarları Türk Ceza Kanununun uygulanmasında uyuşturucu maddelerden sayılır denilerek, afyonun başlı başına uyuşturucu madde olarak kabul edildiği ve buna göre içerdiği alkaloidlerin dikkate alınamayacağı; öte yandan, gerek 765 sayılı TCK'nın 403. maddesinin 6. fıkrasında gerekse 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 4. fıkrasında sayılan uyuşturucu ve uyarıca maddeler arasında ham afyonun yer almadığı gözetilerek; suç tarihine göre sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nın 403/2-7 ve 59. maddeleri yerine, 5237 sayılı TCK'nın 188/1-4 ve 62. maddelerinin uygulanması sonucu fazla cezaya hükmedilmesi,
2- Uyuşturucu madde naklinde kullanıldığı saptanamayan 34 UJD 40 plakalı aracın iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları ile duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 16.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Tefhim Şerhi
16.11.2006 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı'nın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık M
müdafii Avukat Mustafa'nın yüzüne karşı 16.11.2006 tarihinde usulen ve açık olarak anlatıldı. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy