(5328 S. K. Geç. m. 1) (5237 S. K. m. 7, 51, 188, 220) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 403) (CGK. 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanıklar Y.S., B.E., H.H., Z.Ö ve B.E. hakkında İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda, 23.09.2004 tarih ve 2004/20 esas, 2004/227 sayılı kararla sanıkların teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verildiği, sanıklar müdafiilerinin temyizi üzerine hükmün Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2006 tarih ve 2004/25522 esas, 2005/5162 karar sayılı ilamı ile 5328 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi gereğince 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, yönünden bozulması üzerine, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 8.5.2006 tarih ve 2006/264 esas, 2006/122 sayılı karar ile 5252 sayılı yasanın 9/2. maddesi uyarınca duruşma açılmadan dosya üzerinde değerlendirme yapılarak sanıkların bireysel uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verildiği; hükmün sanıklar Y.S., H.H. ve B.E. müdafileri ile sanık Z.Ö. tarafından süresi içinde temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün H.H.'nın Temyiz isteğinden vazgeçmesi nedeniyle incelenmeksizin iadesi, diğer sanıklar yönünden ise bozulması isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 10.10.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi; gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1. Sanık H.H. müdafi tarafından yapılan temyiz isteğinden önce, sanığın 9.6.2006 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşılmakla; bu sanık hakkındaki hükmün tetkiksiz olarak İADESİNE,
2. Sanıklar Y.S., B.E., Z.Ö., B.E. haklarında kurulan hükme ilişkin incelemede;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 2005/162-173 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5252 sayılı Kanunu'nun 9. maddesi gereğince, lehe kanunun saptanıp uygulanması için; herhangi bir inceleme ve araştırma yapılması, kanıt toplanması, takdir hakkının kullanılması gerekiyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine veya hapis cezasına seçenek yaptırımlara ilişkin bir hükmün uygulanması olanağını sonraki kanun sağlamışsa duruşma yapılması zorunludur. Sonraki kanunun lehe olduğunun kabul edilerek derhal uygulanması ve buna bağlı olarak duruşma yapılmaksızın da karar verilebilmesi ancak diğer durumlarda mümkündür.
Buna göre; kesinleşen hükümde 765 sayılı TCK.nın 403/7. maddesinin uygulanması, uyarlama talebi üzerine ise 5237 sayılı TCK.nın 220. maddesi anlamında bir örgütün bulunmadığının ve buna bağlı olarak aynı kanunun 188/5. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığının tartışarak kabul edilmesi nedeniyle, lehe olan hükümlerin derhal uygulanmasının koşullan bulunmadığı halde, duruşma açılması gerekirken duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu karar verilmesi,
b- Sanık Z.Ö.'in erteli cezasının aynen infazına karar verilirken 5271 sayılı CMK'nın 232/6 maddesine aykırı olarak uygulanan Kanun maddesinin karar yerinde gösterilmemesi ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi hükmüne aykırı olarak önceki ve sonraki kanunların birlikte karma olarak uygulanmayacağı nedenle 5237 sayılı TCK'nın 51/7 maddesi uyarınca verilen aynen infaz kararlarının da erteli mahkumiyeti veren Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar Y.S. ve B.E. müdafileri ile sanık B.E. ve müdafii ile sanık Z.Ö.'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 07.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy