(3167 S. K. m. 3, 5) (1412 S. K. m. 225) (5271 S. K. m. 195)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Ramadan D. hakkında Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 10.09.2004 tarihinde, 2003/956 esas, 2004/518 karar sayı ile mahkûmiyet kararı verildiği; hüküm sanık tarafından temyiz edildiği halde; yerel mahkeme tarafından evrak üzerinden 05.07.2005 tarihinde, 2003/956 esas ve 2004/518 karar sayılı ek karar ile, mahkumiyet hükmünde belirlenen 6.000.000.000 TL ağır para cezasının 6.000 YTL adli para cezasına uyarlanmasına karar verildiği, ek kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay C. Başsavcılığınca uyarlama kararının yok hükmünde sayılması ve 10.09.2004 tarihli mahkumiyet kararının bozulması isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 14.02.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı, dosya incelendi,
Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
Karar: 10.09.2004 tarih ve 2003/956 esas, 2004/518 karar sayılı mahkumiyet kararının sanık tarafından süresinde temyiz edildiği ve kesinleşmediği dikkate alınmaksızın, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen, uyarlamaya ilişkin 05.07.2005 tarih ve 2003/956 esas, 2004/518 karar sayılı Ek Kararın, hukuki değerden yoksun olması nedeniyle yok hükmünde kabul edilerek, 10.09.2004 tarihli hüküm yönünden yapılan incelemede;
1- Sanık için CMUK'nın 225. (CMK'nın 195.) maddesi gereğince düzenlenecek uyarılı davetiyenin; öncelikle bilinen son adresine (sanığın Mahkemeye bildirdiği veya daha önce kendisine geçerli bir tebligat yapılmış olan ya da Tebligat Kanunu'nun 35/son maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara sanık tarafından bildirilmiş bulunan adrese) gönderilmesi; tebligat memurunca, sanığın adresini değiştirmesi ve yeni adresinin belirlenememesi nedeniyle davetiyenin tebliğ edilemeyerek iade edilmesi durumunda, bu kez Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden; şikâyetçi vekilinin şikâyet dilekçesinde bildirdiği adrese doğrudan sözü edilen 35. maddeye göre yapılan usulsüz tebligata dayanılarak ve bu nedenle sanığın savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması,
2- 3167 sayılı Kanunun 4814 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinin 2. fıkrası ile 5. maddesinin 1 ve 2. fıkralarına, ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nca hazırlanarak 09.04.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2003/1 sayılı Tebliğin geçici 2. maddesine göre; 4814 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 08.03.2003 tarihinden önce veya sözü edilen Tebliğin yayımını izleyen üçüncü ayın sonu olan 31.07.2003 tarihine kadar düzenlenmiş çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olmasının çekin geçerliliğini etkilemeyeceği, 31.07.2003 tarihinden sonra düzenlenen çeklere vergi kimlik numarasının yazılmamış olması durumunda ise çekin geçerli olmayacağı kabul edildiğinden; keşide tarihi 25.08.2003 olan ve üzerinde vergi kimlik numarası bulunmayan çekin, belirtilen dönemde ileri tarihli olarak düzenlenip düzenlenmediği ve muhatap banka tarafından sanığın elindeki çek defterinin yenisi ile değiştirilip değiştirilmediği araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA 14.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy