(5271 S. K. m. 250) (1412 S. K. m. 394) (5237 S. K. m. 53, 62, 188) (765 S. K. m. 403)
Dava: Teşekkül halinde satmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanıklar C. A., İ. E. ve M. Ç. hakkında NAZİLLİ Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 24.11.2005 tarih ve 2005/217 esas 2005/315 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanıkların müdafileri tarafından süresi içinde temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın'ca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 14.02.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
I- Sanık İ. müdafii tarafından yasal temyiz süresinden sonra yapılan duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresi de nazara alınarak 5320 sayılı Kanun'un 8/1. ve 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi uyarınca REDDİNE;
II- İncelenen dosya içeriği itibariyle, sanıkların TCK'nın 403/5. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası üzerine Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2003 tarih ve 2003/279-249 sayılı kararı ile sanıklara isnat edilen suçun TCK 403/7-11. maddesi kapsamına girmesi ihtimaline binaen görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanıkların TCK'nın 403/5-7, 59/2, 31. maddeleri uyarınca 5'er yıl ağır hapis ve 433.478.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin 15.07.2004 tarih ve 2003/333 esas, 2004/153 karar sayılı hükmün sanıkların müdafileri tarafından temyizi ile Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 08.03.2005 gün 2005/1967 Esas, 2005/2400 Karar sayılı ilamıyla "Hükmün dayanağını oluşturan tanık anlatımlarını içerir istinabe mahkemesinin 16.03.2004 tarihli duruşma tutanaklarının zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle CMUK'un 264. maddesine aykırı davranıldığından" bahisle başka yönleri incelenmeksizin bozulmasından sonra mahkemece bozma ilamı konusunda herhangi bir karar verilmeden ve bozma kararında belirtilen eksiklikler de ikmal edilmeden 01.06.2005 tarih ve 2005/127-154 sayılı kararla "5190 sayılı Yasa ile kurulan mahkemenin görevinin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 250. maddesi ile yeniden düzenlenmiş olması ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen uyuşturucu suçlarının mahkemenin görevi kapsamından çıkarıldığından " bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Nazilli Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, bu mahkemece de bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden yapılan yargılama sonucunda sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 188/3,62,53/1-2. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla;
1412 sayılı CMUK'nın 394/a maddesinde, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunun topluluk oluşturarak ya da teşekkül halinde işlenmesi durumunda, yargılama görevinin ağır ceza mahkemelerine ait olduğu; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın "Bazı suçlara İlişkin muhakeme" başlıklı 4. bölümünde yer alan 250. maddesinde ise Türk Ceza Kanununda yer alan "Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu" dolayısıyla açılan davaların; Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yargı çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek ağır ceza mahkemelerinde" görüleceği öngörülmüştür.
Bu hükümlere göre kurulan İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, İzmir, Antalya, Aydın, Burdur, Denizli, Isparta, Manisa, Muğla ve Uşak illerinde 'Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarında' yargılamaya yetkili ve görevli mahkemedir.
İddianamedeki sevk ve anlatım ile mahkemenin kabulü ve suç tarihine göre, suçun teşekkül oluşturularak veya toplu halde ya da teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğinin tartışılmasının sözü edilen mahkemece yapılması gerekir.
Açıklanan durumlar karşısında; delilleri tartışıp eylemi niteleme görevinin 5271 sayılı CMK'nın 250. maddesi uyarınca "Bazı suçlara ilişkin muhakemeye yetkili İzmir 8. Ağır Ceza mahkemesine" ait olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı sanıklar müdafilerin temyiz istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA 09.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy