(5237 S. K. m. 58)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan sanık Bora C. hakkında İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 12.06.2006 tarih ve 2005/163 esas, 2006/165 karar sayısı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık ve müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 01.11.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Sanık hakkında tayin olunan cezanın süresine göre; sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1, 1412 sayılı CMUK. nun 318/1. ve 5271 sayılı CMK. nun 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek dosya üzerinde yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanığın adli sicil kaydında bulunan hangi sabıkaları nedeniyle tekerrür koşullarının oluştuğunun ve hangi kayıt dolayısıyla TCK. nun 58. maddesi gereğince mükerrerlere ilişkin infaz rejimine tabi tutulmasına karar verildiğinin hükmün gerekçesinde açıklanmaması,
2- Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve en fazla cezayı içeren İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/530 esas, 2002/322 karar sayılı ilamının kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir şekilde onaylı bir örneği istenerek, tekerrüre esas olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK. nun 58/7. maddesinde, mahkumiyet kararında, sanık hakkında mükerrerlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtileceği öngörülmüştür.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin (4), (5) ve (6) fıkralarında ise Hakim, mükerrer hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrer hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir denmiştir. Ancak, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir.
Buna göre mahkumiyet hükmünde, mükerrer olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK. nun 58/7. maddesi gereğince mükerrerlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy