(5237 S. K. m. 7)
Dava: Uyuşturucu madde ticareti yapmak ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçlarından sanık Mehmet Y.'ın yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine ilişkin Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.07.2006 gün ve 2006/155 esas, 2006/218 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onanma-bozma isteyen tebliğnamesi ile 21.11.2006 tarihinde Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: A- Uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kurulan hükmün incelenmesi,
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, 5237 sayılı TCK. nun 7/2 maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak hüküm kurulmuş olmasına, incelenen dosya içeriğine göre sanığın ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
B- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan hükmün incelenmesi,
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 24.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy