(5275 S. K. m. 44, 48, 52, 98, 107) (4675 S. K. m. 5) (Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük m. 36)
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan hükümlü
'ya cezaevinde bulunduğu sırada cep telefonu kullanmaktan. Ayvalık K-2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu'nun 18.08.2005 gün ve 2005/2-92 sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 44/3-g maddesi uyarınca 11 gün hücre hapsi cezası verildiği; bu kararın infazından sonra, 5275 sayılı Kanun'un 48/4-f maddesinde belirtilen 1 yıllık sürenin hücre hapsi cezasının infaz edildiği tarihten mi, yoksa onay tarihinden mi itibaren hesaplanacağı yönündeki tereddütün giderilmesi için Havran C. Başsavcılığının talebi üzerine, Burhaniye İnfaz Hakimliğinin, 04.09.2006 gün ve 2006/24 esas, 2006/25 karar sayılı kararı ile İnfaz Hakimliği Kanunu'nun 4. maddesinde bu konuda bir düzenleme bulunmadığından talep hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; bunun üzerine Havran Asliye Ceza Mahkemesine yapılan başvuru üzerine, 5275 sayılı Kanun'un 48. maddesine göre disiplin cezasının kaldırılması için öngörülen 1 yıllık sürenin cezanın infazından sonra 1 yıl geçmesi ile ortadan kaldırılacağının açıkça ifade edildiği, bu konuda ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığı yönündeki anılan Mahkemenin 07.09.2006 tarihli ve 2006/63 müteferrik sayılı kararma yönelik itiraz üzerine, 5275 sayılı Kanun'un 48/4-f maddesinin açık hükmüne göre infazdan itibaren bir yıllık sürenin geçmesi halinde disiplin cezasının kaldırılabileceği, bu hususun aynı Kanun'un 98. maddesi anlamında mahkemesinden istenecek karar türlerinden olmadığı belirtilerek, itirazın reddine ilişkin Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2006 tarihli ve 2006/793 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 01.11.2006 gün ve 50301 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.11.2006 gün ve 2006/271314 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize, gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 48/3-a maddesi 1. cümlesinde yer alan hücreye koyma cezasının infazına, infaz hakiminin onayı ile başlanır. şeklindeki düzenlemesinin kesinleşmiş hücre cezaları için geçerli olduğu, anılan Kanun'un 52. maddesi yollamasıyla disiplin cezalarına karşı, şikayet ve itiraz durumunda 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı, keza anılan Kanun'un 5. maddesinde işlem ve faaliyetin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde şikayet yoluyla infaz hakimliğine başvurulabileceği, bu karara karşı da tebliğinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz yoluna gidilebileceği şeklindeki düzenleme karşısında, Ayvalık K-2. Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığınca verilen 18.08.2005 tarihli ve 2005/02-92 sayılı 11 gün hücre hapsi cezasına ilişkin karara karşı hükümlünün süresi içinde yaptığı şikayetin reddine dair, Burhaniye infaz Hakimliğinin 07.09.2005 tarihli ve 2005/21-21 sayılı kararına keza itirazın reddine ilişkin, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2005 tarihli ve 2005/1280 müteferrik sayılı kararı üzerine hükümlünün hücre hapsi cezasının infaz hakimliğinden onay alınmaksızın 5.11.2005 tarihinde infazına başlanıp 26.11.2005 tarihinde bitirilmesinde isabet görülmemiş ise de, hücre hapsinin yerine getirilmiş olması ve şartla tahliye tarihinin buna göre hesaplanacak olması sebebiyle bu eksiklik kanun yararına bozma konusu yapılmamış olmakla birlikte; Havran Cumhuriyet Başsavcılığınca şartla tahliye tarihinin hangi tarihten itibaren hesap edilmesi gerektiği yönündeki talebi üzerine Burhaniye İnfaz Hakimliğince verilen infaz hakimliğimizin bu konuda yetkili ve görevli olmadığından bahisle bir karar verilmesine yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu keza şartla tahliye talebinin, hükmü veren mahkemeden veya infazın yapıldığı yerdeki eş değer mahkemesinden alınması gerektiği gözetilmeksizin itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 98. maddesi uyarınca, Mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.
Somut olayda, C. Savcılığınca, şartla tahliye tarihinin sanık aleyhine uzaması olasılığına binaen, 5275 sayılı Kanun'un 48/4-f maddesinde belirtilen 1 yıllık sürenin hücre hapsi cezasının infaz edildiği tarihten mi, yoksa infaz Hakimliğinin onay tarihinden itibaren mi hesaplanacağı yönündeki tereddütün giderilmesi için başvuruda bulunulmuştur. Yapılan bu başvurunun, içeriği itibariyle, şartla tahliye süresi ile ilgili olmakla birlikte, aynı Kanun'un 98. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığı gibi, koşullu salıverilmeyi düzenleyen 107. maddesinin 11. fıkrasında belirtilen, koşullu salıverme kararını vermeye yetkili mahkemelerce incelenmesi de olanaklı değildir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 48. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendine göre, Disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılmaz aynı maddenin 4. fıkrasının (f) bendi uyarınca, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi halin kazanılmasında, hücreye koyma cezası için aynı Kanun'un 44. maddesinin 3. fıkrasındaki hallerde 1 yıl esas alınır ve bu fıkra uyarınca verilen hücreye koyma cezası, öngörülen bir yıllık süre sonunda, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla kaldırılır.
Bu hüküm uyarınca, hücreye koyma cezasının kaldırılması konusunda yetkili mercii disiplin kurulu olduğundan, C. Savcılığınca görüş istenen konuda öncelikle disiplin kurulu tarafından bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu aşamada disiplin kurulu tarafından söz konusu 1 yıllık sürenin hangi tarihten başlayacağı konusunda bir değerlendirme yapılacaktır. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 36. maddesi uyarınca oluşturulan disiplin kurulunda C. Savcısı yer almamaktadır ve talep edilen görüşün disiplin kurulu üzerinde herhangi bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
5275 sayılı Kanun'un 52. maddesinde Disiplin cezalarına ve tedbirlerine, karsı şikayet ve itiraz durumunda 16.05.2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmekte olup; disiplin kurulunun cezaların kaldırılmasına ilişkin kararlarının da, doğrudan disiplin cezası ile ilgili olması nedeniyle, infaz Hakimliği Kanunu kapsamında şikayet ve itiraz yoluna tabi olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Sonuç olarak Havran Asliye Ceza Mahkemesinin görev alanına, giren ve incelenebilir nitelikte bir hukuki işlem bulunmadığından ve 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında bir talep de söz konusu olmadığından, yasaya uygun olan Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2006 tarihli ve 2006/793 sayılı kararma yönelik kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek, üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına tevdiine, 07.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy