(3167 S. K. m. 13) (765 S. K. m. 119) (5252 S. K. m. 5) (5275 S. K. m. 106, Geç. m. 1) (5237 S. K. m. 7, 61) (647 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Çek defterlerini geri vermemek suçundan sanık
.'ın 3167 sayılı Kanun'un 13/1 ve 765 sayılı TCK'nın 119. maddeleri uyarınca 11.790.000.-TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.07.2000 tarihli ve 2000/855 esas, 2000/801 karar sayılı hükmünün infazı aşamasında, 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesi nedeniyle lehe olan kanunun belirlenmesi yönünden C. Savcılığınca yapılan başvuru üzerine aynı mahkemece 06.09.2005 tarihli ve aynı sayılı ek kararı ile 5237 sayılı TCK'nın lehine olduğundan bahisle sanığın 3167 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca 7.-YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, ek kararın infazı aşamasında, C. Savcılığınca para cezasının infazında tereddüt olduğundan bahisle mahkemeden görüş istenmesi nedeniyle, aynı Mahkemece 24.05.2006 tarihli ve aynı sayılı karan ile 5252 sayılı Kanun'un 5/3, 5275 sayılı Kanun'un 106/3 ve geçici 1. maddelerine dayanılarak 100.-YTL'ye kadar hükmolunan para cezalarının 1 gün hapse çevrileceğine karar verildiği; bu karara itiraz üzerine, itirazın reddine ilişkin Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2006 gün ve 2006/144 değişik iş sayılı karan aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 01.11.2006 gün ve 50312 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.11.2006 gün ve 2006/271319 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, Dosya kapsamına göre; hükümlü hakkındaki adli para cezasının ödenmemesi sebebi ile 1 gün karşılığının 100 Yeni Türk Lirasından hesaplanarak hapis cezasına çevrilmesi gerektiği, ancak söz konusu adli para cezasının 1 günün altında kaldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61/6. bendi dikkate alındığında ise 1 günün küsuratlarının hesaba katılamayacağı ve hükümlü hakkındaki kesinleşmiş adli para cezasının hapse dahil edilemeyeceği, bu sebeple hükümlü hakkındaki kesinleşmiş adli para cezasının hapse çevrilmeyerek infazın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/1. bendi uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre yapılması gerektiği gözetilmeden itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilerek, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin anılan kararın bozulması istenmiştir.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 647 sayılı Kanun'un 5/7. maddesi hükmünde bir gün hapis cezası için esas alınan para cezasının altında kalan miktarların da bir gün hapis cezasına çevrileceği açık bir biçimde öngörülmüşken, suç tarihinden sonra hükmün infazı aşamasında yürürlüğe giren gerek 5275 sayılı Kanun'un 106, geçici 1. ve diğer maddelerinde, gerekse 5237 sayılı TCK ve 5252 sayılı Kanun'da, bu hususta açık bir hükmün öngörülmediği, bu durumda 100.-YTL'nin altında kalan para cezalarının bir gün hapse çevrileceği yönünde hükümlü aleyhine bir yorumla karar verilmesinin mümkün olmadığı ve böylelikle 5237 sayılı TCK'nın 7/3. maddesi uyarınca, sonradan yürürlüğe giren anılan Kanunların hükümlü lehine olması karşısında itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olması nedeniyle,
Sonuç: Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2006 gün ve 2006/144 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309/4-b maddesi uyarınca, dosyanın müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına tevdiine, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy