(5271 S. K. m. 232) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 62, 191,297) (765 S. K. m. 59, 81, 307/A, 404) (5320 S. K. m. 8)
Dava: Cezaevinde uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçlarından sanık Kerem Yıldız hakkında Muş Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 14.07.2005 tarihinde, 2003/728 esas, 2005/209 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 19.04.2006 tarih ve 2005/9300 esas, 2006/5698 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, Mahkemece bozmaya uyularak verilen 14.09.2006 tarih ve 2006/133 esas, 2006/255 karar sayılı mahkumiyetine ilişkin kararın da süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca düzeltilerek onanma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 19.12.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Bozmaya uyularak; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
A- 5271 sayılı CMK. nun 232/2-c maddesine aykırı olarak; gerekçeli karar başlığına suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması,
B- 5252 sayılı Kanun'un lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasındaki lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir hükmü karşısında, sanık lehine olan cezanın belirlenebilmesi, mahkemesince her iki kanun hükümlerinin bütün halinde her suç için ayrı ayrı değerlendirme yapılarak olaya uygulanmasıyla mümkün olacaktır.
Mahkemece bu uygulama yapılarak hüküm kurulmuş ise de;
1- Cezaevine uyuşturucu madde sokma suçuna ilişkin olarak; sanığın eylemine 5237 sayılı TCK. hükümleri uygulandığında 297/1 ve 62. maddelerinin uygulanması ile 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilirken 765 sayılı TCK. hükümleri uygulandığında ise 307/a, 59 ve 81/1 maddelerinin uygulanması sonucu 1 yıl 10 ay hapis cezasına hükmedileceği ve bu uygulamanın sanığın lehine olacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin olarak ise; Mahkeme kararının gerekçesinde de kabul edildiği üzere, sanığın eylemine 765 sayılı TCK. nun 404/2, 59 ve 81/1. maddelerinin uygulanması ile 11 ay hapis cezasına hükmedileceği, 5237 sayılı TCK. hükümleri uygulandığında ise;
19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında,
a- Birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden önce;
aa- Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine,
bb- Kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine,
Karar verilebileceği,
b- Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği,
Öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklikler de gözönüne alındığında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun uygulanmasının sanığın lehine olduğunun gözetilmemesi,
C- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK. nun 191/2 maddesi uygulanırken sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi yerine infazı kısıtlayacak şekilde resmi bir sağlık müessesesinde tedavi edilmesine ve bir uzman doktorun atanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK. nun 326/son maddelerinin gözetilmesine, 28.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy