(4667 S. K. m. 77) (1136 S. K. m. 164)
YARGITAY KARARI
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık ..... hakkında ANKARA 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucu, 15.07.2004 tarihinde 2004/102 esas ve 2004/807 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 19.12.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Suça konu çekin ..... Cam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ne ait hesaptan sanık tarafından keşide edildiği, dosyada bulunan imza şirkülerine göre, 22.06.2001 yılından itibaren 3 yıl için yönetim kurulu başkanı sıfatıyla .....’nun münferiden yetkili kılındığı hususları dikkate alınarak; suça konu çekin keşide edildiği 23.02.2003 tarihinde sanığın şirketi temsilen tek başına çek keşide etme yetkisinin mevcut olup olmadığı araştırıldıktan sonra, hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Sanık savunmasında ve müdafii temyiz dilekçesinde, suça konu çeke ilişkin olarak Sinop Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/220 esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını belirtmesi karşısında, ibraz tarihinden önce veya sonra açılan çek iptali ve/veya menfi tespit davası sonucu verilen hükümlerin ancak şikayetçiye karşı açılmış davalar yönünden bağlayıcı olduğu dikkate alınarak, sözü edilen davanın suça konu çeke ilişkin olup olmadığı, davanın tarafları ve sonucu araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kırıkkale 2. İcra Müdürlüğünün dosya içinde bulunan 13.05.2003 tarihli yazısında, suça konu çekin önce Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 2003/949 hazırlık sayılı tahkikatında el konulduğunun ve sonrasında da haczedilerek muhatap bankaya ibraz edildiğinin bildirilmesi karşısında, Cumhuriyet savcılığından çeke el konulma tarihi ile haczedilme tarihleri tespit edilerek, 10 günlük ibraz süresine tabi çekte ibraz süresi yönünden mücbir sebebin oluşup oluşmadığı belirlendikten sonra karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Kabule göre de;
a) Hükümde Türk Lirası olarak ifade edilen ağır para cezasının; 5083 sayılı Kanunun 1 ve 2. maddeleri ile 5252 sayılı Kanunun 5/1 ve 8. maddeleri uyarınca Yeni Türk Lirası (YTL) olarak belirlenmesinde ve adlî para cezasına dönüştürülmesinde zorunluluk bulunması,
b)1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 4667 sayılı Kanunun 77. maddesi ile değişik 164/son maddesi yanlış yorumlanarak, avukatlık ücretinin katılan yerine davanın tarafı olmayan “katılan vekili” lehine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerine olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)