(5237 S. K. m. 7, 191)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Yücel Yumuk'un yapılan yargılanması sonunda; 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyetine ve ertelemeye ilişkin Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2004 gün ve 2004/470 esas, 2004/483 karar sayılı hükmün süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay C. Başsavcılığının 21.07.2005 tarih ve 2005/131222 tarihli yazısı ile yeniden değerlendirme amacıyla dava dosyasının iade edildiği, Mahkemece duruşma açılarak 5237 sayılı TCK. hükümleri uyarınca verilen 05.12.2005 tarih ve 2005/384 esas. 2005/427 karar sayılı mahkumiyetine ilişkin kararın da Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 14.02.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 31.10.2004 tarihli yakalama, zaptetme ve teslim tutanağı ile İzmir Kriminal Polis Laboratuarı ekspertiz raporu içeriğine, sanığın savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak:
1- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik, tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür. Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- 5237 sayılı TCK. nun 191/2 maddesinin uygulanması sırasında sanığın tedavisine karar verilmesiyle yetinilmesi yerine infazı kısıtlayacak şekilde tedavi altına alınacağı sağlık kurumunun karar yerinde gösterilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 31.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy