(5237 S. K. m. 7, 191)
Dava: Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Mustafa U. hakkında Altınözü Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 15.03.2005 tarih ve 2005/9 esas, 2005/45 karar sayı ile 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından süresi içinde temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 sayılı Kanunun 8/3. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 07.06.2005 tarih ve 2005/87079 sayılı yazı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel ve özel kısımlarında yer alan yeni ve değişik düzenlemelerin mahkemesince değerlendirmesi için dosyanın mahkemesine iade edildiği, iade üzerine yeniden duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 26.07.2005 tarih ve 2005/155 esas, 2005/222 karar sayı ile lehe olduğu değerlendirilerek 765 sayılı TCK. hükümleri uygulanmak suretiyle verilen mahkumiyet kararının üst C.Savcısı tarafından süresinde temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 25.01.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, üst Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi; hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de;
a- 647 sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince, hürriyeti bağlayıcı ceza para cezasına çevrilirken suç tarihi itibariyle bir gün 11.000.000.TL yerine 14.850.000 TL'den paraya çevrilerek fazla para cezası tayini,
b- Para cezasının ödenmemesi durumunda, suç tarihinden sonra yürürlüğe girdiği gözetilmeden ve daha sonra da 5275 sayılı Kanunla yürürlükten kalkmış bulunan 647 sayılı Kanunun 5/5. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy