(5237 S. K. m. 7, 191) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Müslüm Ö.'in yapılan yargılanması sonunda; 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin Alaşehir Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 04.06.2004 gün ve 2003/15 esas, 2004/311 karar sayılı hükmün süresi içinde sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 06.06.2005 tarih ve 2004/19856 esas 2005/5517 sayılı ilamı ile 5328 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi gereğince 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Sekli Hakkında Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 9. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Mahkemece duruşma açılarak 5237 sayılı TCK. hükümleri uyarınca verilen 17.10.2005 tarih ve 2005/529 esas, 2005/607 karar sayılı mahkumiyetine ilişkin kararın da Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ONANMA isteyen tebliğnamesi ile 21.02.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlatıldı. Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karsısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 24.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verilldi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy