(5237 S. K. m. 50, 191) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Kerim Burak Ç. hakkında Fatih 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 09.09.2005 tarih ve 2005/157 esas, 2005/618 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından temyiz edildiği; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 25.01.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi hükmüne aykırı olarak; 5237 sayılı TCK. lehe kabul edilerek uygulama yapıldığı halde, hapis cezası para cezasına çevrilirken, TCK. nun 50/1-a maddesi yerine, 647 sayılı Yasa'nın 4. maddesinin uygulanması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşürülmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a- Sanık hakkında TCK. nun 191/2. maddesi gereğince sadece denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildikten sonra, hükmün 7. bendinde, "tedavi" tedbiri de eklenerek, hüküm fıkrasında çelişki oluşturulması,
b- 5237 sayılı TCK. nun 191/2-3. maddelerinin uygulanması sırasında, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, infazı kısıtlayacak şekilde, sanığın Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin ilgili bölümünde denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, sanık için rehberlik edecek uzman kişilerin listesinin de yine bu hastaneden istenilmesine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 23.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy