(5237 S. K. m. 7, 191)
Dava: Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık M. Ekici hakkında Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda, 18.10.2004 tarih ve 2003/1239 esas, 2004/1997 karar sayı ile kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği; hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği, 5237 sayılı TCK. nun yürürlüğe girmesinden sonra talep üzerine Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesince 25.11.2005 tarih ve 2003/1239 Esas 2004/1997 Ek Karar sayısı ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK. hükümleri uyarınca karar verildiği, kararın hükümlü tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 28/02/2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlatıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 2005/3-162 esas, 2005/173 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere lehe yasanın saptanıp uygulanması, her hangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasayla doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen haller dışında söz konusu olabileceğinden 5252 sayılı Kanunun 9/1 maddesi uyarınca uyarlama kararının duruşmalı inceleme sonucu verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK. nun 191/2. madde gereğince uyuşturucu madde kullanan hükümlü hakkında tedavi tedbirine hükmolunması gerektiğinin dikkate alınmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 30.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy