(5083 S. K. m. 1, 2) (5252 S. K. m. 5, 8)
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Ş. hakkında Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, 09.03.2004 tarihinde, 2003/1048 esas, 2004/123 karar sayı ile mahkûmiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 28.02.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan taraf lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca avukatlık ücreti tayini gerekirken, eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak;
1- Sanığın yargılama sırasında istinabe mahkemesince alınan savunması ile temyiz dilekçesinde; kendisinin çek hesabı bulunmadığını, kimlik bilgilerini ele geçiren kişi veya kişilerce, sahte nüfus cüzdanı çıkarılıp çek hesabı açıldığını ve çok sayıda çek düzenlendiğini, bankadaki belgelerin ve dava konusu çekin kendisine ait olmadığını, benzer davalardan imza incelemesi yaptırılması neticesinde beraat ettiğini ileri sürmesi, suça konu çekteki keşideci imzasının temyiz dilekçelerindeki ve istinabe mahkemesi tarafından tespit edilen tatbik imzalar ile benzememesinin yanı sıra, sanığın nüfus cüzdanı fotokopisindeki fotoğrafı ile muhatap bankadan getirtilen nüfus cüzdanı ve ikametgah ilmühaberi suretlerindeki resimlerin açıkça başka kişilere ait olduğunun görülmesi ve bankadaki kimlik örneğine göre kayıp nedeniyle İstanbul, Gaziosmanpaşa Nüfus Müdürlüğü'nden 28.12.1998'de yenileme işlemi yapıldığının anlaşılması karşısında; dosyada mevcut bilirkişi raporunda imza sirküleri, tatbik imzalar ile çekteki keşideci imzasının sanığın eli ürünü olduğu şeklinde belirtilen görüşün, sanığın imza sirküleri de dahil bankadan gelen belgelerin tümünün sahte olduğunu iddia ettiği dikkate alındığında, açıklayıcı, yeterli ve dosya kapsamına uygun bulunmadığı da gözetilerek; suça konu çeki kimin keşide ettiği tespit edilerek, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması, dava açılması halinde bu dava ile birleştirilerek, delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Hükümde Türk Lirası olarak ifade edilen ağır para cezasının; 5083 sayılı Kanunun 1 ve 2. maddeleri ile 5252 sayılı Kanunun 5/1 ve 8. maddeleri uyarınca Yeni Türk Lirası (YTL) olarak belirlenmesinde ve adlî para cezasına dönüştürülmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün istek gibi BOZULMASINA, 12.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy