(1412 S. K. m. 161) (5271 S. K. m. 169) (5237 S. K. m. 7, 191)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Ender Ş. hakkında Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 24.10.2005 tarih ve 2005/566 esas, 2005/780 karar sayısı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın sanık müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 01.03.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı: eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Hazırlık soruşturmasına ilişkin evrakın; özellikle 12.05.2004 tarihli olay ve yakalama tutanağının, 10.05.2004 suç tarihli teşekkül oluşturarak uyuşturucu madde ticareti suçu sanıkları anlatımlarının onaysız ve okunaksız örnekleri ile yetinildiği gibi suça konu uyuşturucu maddelere ilişkin bilirkişi raporlarının da onaylı örnekleri getirilip dosyasına konulmaksızın hüküm kurulması suretiyle 1412 sayılı CMUK. nun 161. maddesine (5271 sayılı CMK. nun 169.) aykırı davranılması,
2- 12.05.2004 tarihli Olay Yakalama Tutanağında isimleri geçen Adil B., Adem A., Berzan A. hakkında dava açılıp açılmadığı araştırılıp, açılmış ise dosya celp edilip incelenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy