(5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 7, 191) (YCGK 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık O. Özdemir hakkında Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 02.06.2004 tarihinde 2003/387 esas, 2004/159 karar sayı ile 765 sayılı TCK. nun 404/2, 59 ve 36. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği; hükmün kesinleştiği, 5237 sayılı TCK. nun yürürlüğe girmesinden sonra sanığın talebi üzerine mahkemece duruşma açmaksızın 5237 sayılı TCK. nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 14.06.2005 tarih ve 2003/387 esas, 2004/159 karar sayılı kararının da sanık müdafii tarafından temyiz edildiği Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 03.03.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi:
Karar: Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 tarih ve 2005/162-173 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince, lehe kanunun saptanıp uygulanması için; herhangi bir inceleme ve araştırma yapılması, kanıt toplanması, takdir hakkının kullanılması gerekiyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine veya hapis cezasına seçenek yaptırımlara ilişkin bir hükmün uygulanması olanağını sonraki kanun sağlamışsa, duruşma yapılması zorunludur. Sonraki kanunun lehe olduğunun kabul edilerek derhal uygulanması ve buna bağlı olarak duruşma yapılmaksızın da karar verilebilmesi ancak diğer durumlarda mümkündür.
Dosya kapsamı itibariyle; duruşma açılarak bir karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 30.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy