(5237 S. K. m. 7, 191)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Mustafa Ali K. hakkında Muğla 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 29.11.2005 gün ve 2005/102 esas, 2005/245 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 07.03.2006 gününde Dairemize gönderildiği anlatıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Yargılama sürecinin yasaya uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan bütün delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru şekilde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- 5237 s. TCK. nun 191/2. maddesi uyarınca sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde şifa buluncaya kadar ikametgahının bulunduğu yere en yakın veya tercih edeceği bir ruh sağlığı hastalıkları hastanesinde tedavi altına alınmasına ve denetimli serbestlik tedbirinin devamı süresince ikametgahının bulunduğu yer devlet hastanesinde görevli psikiyatri hekimlerinden bir tanesinin rehber olarak görevlendirilmesine hükmedilmesi,
2- 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Ait Kanunla değiştirilen 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeninden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 23.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy