(5237 S. K. m. 7, 191) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 250) (YCGK 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.)
Dava: Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık N. K. hakkında İstanbul (1) Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 22.03.2003 tarih ve 2002/147 esas, 2003/133 karar sayı ile 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.01.2004 tarih ve 2003/6910 esas, 2004/893 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, 5237 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra talep üzerine yapılan inceleme sonucu İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK. 250. maddeye göre yetkili) 13.10.2005 tarih ve 2002/147 esas 2003/133 karar sayılı ek kararı ile 5237 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği, kararın hükümlü tarafından süresi içinde temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 07.03.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlatıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kumlunun 27.12.2005 gün ve 2005/3-162 esas 2005/173 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanma olanağı sonraki yasayla doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen haller dışında söz konusu olabileceğinden 5252 sayılı Kanun'un 9/1. maddesi gereğince uyarlama kararının duruşmalı inceleme sonucu verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre;
19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"la değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce;
a- Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmış ise hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine,
b- Kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, denetimli serbestlik tedbirine,
Karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 05.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy