(5320 S. K. m. 8) (5237 S. K. m. 7, 191) (5395 S. K. m. 23)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Mehmet Şerif Menekşe hakkında (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 10.05.2005 gün ve 2005/221 esas, 2005/526 karar sayı ile 765 s. TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 s. Yasanın 8/3. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 05.07.2005 gün ve 10-2005/121391 s. yazı ile 5237 s. Türk Ceza Yasasının genel ve özel kısımlarında yer alan yeni ve değişik düzenlemelerin mahkemesince değerlendirmesi için dosyanın mahkemesine iade edildiği, iade üzerine yeniden duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 25.11.2005 gün ve 2005/779 esas, 2005/1165 karar sayı ile kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehe olduğu değerlendirilerek 765 s. TCK. hükümleri uygulanmak suretiyle verilen mahkumiyet kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onanma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 14.03.2006 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yargılama sürecinin yasaya uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan bütün delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru şekilde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Ait Kanunla değiştirilen 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanıkların hukuki durumunun yeninden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- 19.12.2006 gününde yürürlüğe giren 5560 s. Kanun'un 40. maddesi ile değişik 5395 s. Çocuk Koruma Kanunu'nun 23/1. maddesi hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 30.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy