(5237 S. K. m. 191)
Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık İ. K.'nin SELENDİ Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılanması sonunda; 20.10.2004 tarih, 2004/99 esas ve 2004/95 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca; mahkumiyetine ilişkin verilen kararın SANIK tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 05.07.2005 tarih ve 2005/5241 esas 2005/8024 sayılı ilamı ile "5328 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi gereğince 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 9. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Mahkemesince duruşma açılarak 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca mahkumiyetine ilişkin verilen 09.11.2005 tarih ve 2005/132 esas, 2005/ 89 sayılı kararın da SANIK tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının BOZMA isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 14.03.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Uyuşturucu madde kullandığını belirten sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/2,5 maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri yanında tedaviye de hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 sayılı TCK'nın 191/4 maddesi uyarınca tedavi süresince devam eden denetimli serbestlik tedbirine tedavinin sona erdiği tarihten itibaren 1 yıl süre ile devam olunacağı ve uzatılmasına ancak infaz aşamasında karar verilebileceği gözetilmeden bu sürenin doğrudan 2 yıl olarak belirlenmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 05.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy