(5237 S. K. m. 7, 191) (CGK. 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.)
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Cemal Salım hakkında İznik Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 06.12.2004 gününde 2003/225 esas, 2004/153 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün temyiz edilmeyerek kesinleştiği; hükmün infazı aşamasında, 5237 s. TCK. nun yürürlüğe girmesi nedeniyle, lehe olan yasanın belirlenmesi yönünden C. Savcılığınca yapılan başvuru üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18.11.2005 tarihinde, 2003/225 esas, 2004/153 karar s. ek karar ile 5237 s. TCK. nun sanığın lehine olduğu gerekçesi ile, 5237 s. TCK. nun 191/1, 2, 3, 4, 5, 62, 50/1-a, 52/4, 58/6-7 ve 54/4. maddelerinin sanık hakkında uygulanmasına karar verildiği, kararının süresinde sanık tarafından temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 21.03.2006 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargılama sürecinin yasaya uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan bütün delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru şekilde belirlendiği anlaşıldığından, o yer C.Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- 5271 s. CMK. nun 232/2-c-d. maddesi uyarınca kararda suçun islendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 gün ve 2005/162-173 s. kararında belirtildiği üzere; 5252 s. Kanun'un 9. maddesi gereğince, lehe yasanın saptanıp uygulanması için; herhangi bir inceleme ve araştırma yapılması, kanıt toplanması, takdir hakkının kullanılması gerekiyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine veya hapis cezasına seçenek yaptırımlara ait bir hükmün uygulanması olanağını sonraki yasa sağlamışsa, duruşma yapılması zorunludur. Sonraki yasanın lehe olduğunun kabul edilerek derhal uygulanması ve buna bağlı olarak duruşma yapılmaksızın da karar verilebilmesi ancak sair durumlarda mümkündür.
5237 s. TCK. nun lehe kabul edilmesi halinde; anılan Kanun'un 191. maddesi uyarınca, hapis cezasından ayrı olarak denetimli serbestlik tedbiri ve tedaviye hükmedilmesi gerekip gerekmediğinin tartışılmasında ve tedaviye hükmedilebilmesi için de, sanığın suç gününde ve öncesinde uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının belirlenmesinde zorunluluk bulunması; böylelikle, anılan maddede hapis cezasına seçenek yaptırımların bulunması ve tedavi uygulanması için belirtilen biçimde inceleme ve duruma göre araştırma yapılmasının gerekmesi nedeniyle, lehe olan hükümlerin derhal uygulanmasının koşulları bulunmadığı halde, duruşma açılması gerekirken duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu karar verilmesi,
3- 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Ait Kanunla değiştirilen 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 29.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy