(5237 S. K. m. 7, 191)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Hasan G. hakkında Tosya Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 13.07.2005 gününde 2004/245 esas, 2005/224 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca onama isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 21.03.2006 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yargılama sürecinin yasaya uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan bütün delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru şekilde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- 5237 s. TCK. nun 191/2-3. maddelerinin uygulanması sırasında, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, infazı kısıtlayacak şekilde, sanığın Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavisine ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, Hastane Başhekimliğince hükümlünün rehberliğini yapmak üzere bir uzman görevlendirilmesine karar verilmesi,
2- 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Ait Kanunla değiştirilen 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy