(5237 S. K. m. 7, 191, 192/3)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanıklar M. Yüksel, H. Sezer ve A. Sağır hakkında Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 08.09.2005 tarihinde, 2005/80 esas, 2005/539 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanıklar tarafından süresi içinde temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca sanık M. Yüksel, yönünden onama ve diğer sanıklar yönünden ise bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 21.03.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi:
Karar: Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Dosya kapsamına göre; sanıkların içerisinde bulundukları araçta yapılan aramada, ön sağ koltuk kenarında ele geçirilen suça konu esrarın sanıklardan hangisine ait olduğunun anlaşılmadığı bir aşamada, üst aramasında da uyuşturucu madde ele geçirilen ve ilk önce ifadesi alınan sanık M. Yüksel'in araçta hep birlikte esrar kullandıklarını belirttiği ve üzerlerinde uyuşturucu madde ele geçirilemediği gibi, uyuşturucu madde kullandıkları da tıbben saptanamayan diğer sanıklar H. Sezer ve A. Sağır'ın da hep birlikte esrar içtiklerini söyledikleri; böylelikle, sanık M. Yüksel'in diğer sanıkların suçlarının, sanıklar H. Sezer ve A. Sağır'ın da kendi suçlarının ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiklerinin anlaşılması karşısında, haklarında 5237 sayılı TCK. nun 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy