(5252 S. K. m. 5) (647 S. K. m. 4) (765 S. K. m. 59, 404) (5237 S. K. m. 7, 191)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Hüseyin E. hakkında Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 07/02/2005 tarihinde 2005/58 esas, 2005/71 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün sanık müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği ve Yargıtay C. Başsavcılığınca 5320 sayılı Kanun'un 8/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 07/06/2005 tarih ve 10/2005-77714 sayılı yazı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun genel ve özel kısımlarında yer alan yeni ve değişik düzenlemelerin mahkemesince değerlendirilmesi için dosyanın mahalline iade edildiği, iade üzerine yeniden duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 17/10/2005 tarihinde, 2005/517 esas, 2005/734 karar sayı ile 765 sayılı TCK. nun sanığın lehine olduğu gerekçesi ile, 765 sayılı TCK. nun 404/2, 59/2 ve 647 sayılı Kanun'un 4. maddelerinin sanık hakkında uygulanmasına karar verildiği, kararının süresinde sanık müdafii ve üst C. Savcısı tarafından temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 21.03.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi:
Karar: Dosya kapsamına göre, hazırlık aşamasında ve duruşmada bilirkişi olarak görevlendirilen ziraat teknikerinin, suça konu uyuşturucu maddenin, kurutulmuş dişi hint keneviri (kubar esrar) olduğunu tespit edebilecek teknik bilgiye sahip olması ve sanığın da bu maddenin esrar olduğunu açıkça belirtmiş olması karşısında, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Gerekçeli karar başlığında, sanığın doğum yılının nüfus kaydına uygun olarak yazılmamış olması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve üst C. Savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak:
1- 5252 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca kanunlarda öngörülen ağır para cezalarının, adli para cezasına dönüştürüldüğünün gözetilmemesi;
2- 647 sayılı Kanunun 5275 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılması ve bu Kanunda gecikme zammı öngörülmemiş olması nedeniyle, para cezasının ödenmemesi durumunda gecikme zammı uygulanmasına olanak bulunmaması,
3- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve üst C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy