(5237 S. K. m. 191) (CGK 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173)
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Ümit G. hakkında Fatih 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 11.12.2001 gününde 2001/917 esas, 2001/1195 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün temyiz edilmeyerek kesinleştiği; hükmün infazı aşamasında, 5237 s. TCK. nun yürürlüğe girmesi nedeniyle, lehe olan yasanın belirlenmesi yönünden C. Savcılığınca yapılan başvuru üzerine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20.06.2005 tarihinde, 2001/917 esas, 2001/1195 karar sayı ile 5237 s. TCK. nun sanığın lehine olduğu gerekçesi ile. 5237 s. TCK. nun 191/1, 2, 3, 4 ve 62. maddelerinin sanık hakkında uygulanmasına karar verildiği, kararının süresinde o yer C. Savcılığı tarafından temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 21.03.2006 gününde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 gün ve 2005/162-173 s. kararında belirtildiği üzere; 5252 s. Kanun'un 9. maddesi gereğince, lehe yasanın saptanıp uygulanması için; herhangi bir inceleme ve araştırma yapılması, kanıt toplanması, takdir hakkının kullanılması gerekiyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine veya hapis cezasına seçenek yaptırımlara ait bir hükmün uygulanması olanağını sonraki yasa sağlamışsa, duruşma yapılması zorunludur. Sonraki yasanın lehe olduğunun kabul edilerek derhal uygulanması ve buna bağlı olarak duruşma yapılmaksızın da karar verilebilmesi ancak sair durumlarda mümkündür.
5237 s. TCK. nun lehe kabul edilmesi halinde; anılan Kanun'un 191. maddesi uyarınca, hapis cezasından ayrı olarak denetimli serbestlik tedbiri ve tedaviye hükmedilmesi gerekip gerekmediğinin tartışılmasında ve tedaviye hükmedilebilmesi için de, sanığın suç gününde ve öncesinde uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının belirlenmesinde zorunluluk bulunması; böylelikle, anılan maddede hapis cezasına seçenek yaptırımların bulunması ve tedavi uygulanması için belirtilen biçimde inceleme ve duruma göre araştırma yapılmasının gerekmesi nedeniyle, lehe olan hükümlerin derhal uygulanmasının koşulları bulunmadığı halde, duruşma açılması gerekirken duruşmasız olarak yapılan inceleme sonucu karar verilmesi,
2- 5252 s. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddesi hükmüne aykırı olarak önceki ve sonraki kanunların birlikte, karma olarak uygulanması suretiyle infazda tereddüde yol açabilecek biçimde hüküm kurulması,
3- Ek karar ile önceki hüküm geçerliliğini yitirdiği halde, müsadere ve yargılama giderleri yönünden bir karar verilmemesi,
4- 19.12.2006 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 s. Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ait Kanunla değiştirilen 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kipi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 s. Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca: sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istek gibi BOZULMASINA, 22.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy