(5237 S. K. m. 7, 62, 191) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Balkan Y. hakkında İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 23.03.2004 tarihinde 2003/334 esas, 2004/190 karar sayı ile mahkumiyet kararı verildiği; hükmün Dairemizin 18.10.2004 tarihli ve 2004/14223 esas, 2004/10366 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği; hükmün infazı aşamasında, 5237 sayılı TCK. nun yürürlüğe girmesi nedeniyle, lehe olan kanunun belirlenmesi yönünden C. Savcılığınca yapılan başvuru üzerine, duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda 06.10.2005 tarihinde, 2005/871 esas, 2005/1617 karar sayı ile 5237 sayılı TCK. nun sanığın lehine olduğu gerekçesi ile, 5237 sayılı TCK. nun 191/1, 2, 3, 4 ve 62. maddelerinin sanık hakkında uygulanmasına karar verildiği, kararının süresinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiği; Yargıtay C. Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 21.03.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi:
Karar: Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı; eyleme uyan suç tipi ile artırma ve indirme nedenleri tartışılarak yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak:
1- 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi hükmüne aykırı olarak önceki ve sonraki kanunların birlikte, karma olarak uygulanması,
2- 5237 sayılı TCK. nun 191/2-3. maddelerinin uygulanması sırasında, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, infazı kısıtlayacak şekilde, sanığın şifa buluncaya kadar ikametgahının bulunduğu yere en yakın veya tercih edeceği bir ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinde tedavi altına alınmasına; sanığa serbestlik tedbirinin devamı süresince ikametgahının bulunduğu yer devlet hastanesinde ve başsavcılıkça uygun görülecek bir kamu kuruluşunda görevli psikiyatri hekimlerinden veya başsavcılıkça görevlendirilmesine karar verilmesi,
3- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, cezaya hükmedilmeden önce, tedaviye ve/veya denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy