(5237 S. K. m. 7, 50, 53, 62, 191) (5271 S. K. m. 191, 232)
Dava: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Adem Aydın hakkında Kiraz Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama son, 06.12.2005 tarihinde 2005/100 esas ve 2005/227 karar sayı ile kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın onama isteyen tebliğnamesi ile 04.04.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
Karar: 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. maddeleri gereğince tayin edilen 10 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 50. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilirken, 300 gün yerine 165 gün üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle yazılı Şekilde eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma üzerine yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı; eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı; vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
I- Gerekçeli karar başlığında, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine aykırılık oluşturulması,
II- Takdiri indirim nedeniyle cezadan indirim yapılırken, uygulanan kanun maddesinin yanlış gösterilmesi,
III- 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla değiştirilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;
1- Birinci fıkraya göre cezaya hükmedilen önce;
aa) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine,
bb) Kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine,
Karar verilebileceği;
2- Tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde açılmış olan davanın düşmesine hükmedileceği
Öngörülmüştür.
Belirtilen bu değişiklik karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
IV- Kabule göre;
A) Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirleri, farklı nitelikteki tedbirler olup; 5237 sayılı TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca atanan ve hükümlüye rehberlik edecek uzmanın; anılan maddede belirtilen ve denetimli serbestlik tedbiri kapsamında olan görevleri yerine getireceği gözetilmeksizin, infazda karışıklığa yol açacak şekilde, denetimli serbestlik süresi yerine, tedavi süresince rehberlik yapmak üzere bir uzman görevlendirilmesine ve uzmanın tedavinin sona erdiği tarihi bildirmesine karar verilmesi,
B) Sanık hakkında tedaviye hükmedilmiş olması karşısında, denetimli serbestlik tedbirinin, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesi uyarınca tedavi süresince de uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, sadece tedavinin bitmesinden itibaren 1 yıl süre ile uygulanmasına karar verilmesi,
C) Sanığın TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlayıncaya kadar sürmesine karar verilerek, sözü edilen maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy