(3167 S. K. m. 13) (5320 S. K. m. 10)
Dava: Çek defterlerini geri vermemek suçundan sanık S. Doğan'ın 3167 sayılı Kanun'un 13/1 ve TCK. nun 119/5. maddeleri uyarınca 674.625.000.-TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.07.2004 tarihli ve 2004/867 esas, 2004/991 karar sayılı ceza kararnamesine yönelik sanık tarafından yapılan itiraz üzerine Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.08.2004 tarihli ve 2004/230 müteferrik sayılı karar ile itirazın reddedilmesi suretiyle ceza kararnamesinin kesinleştiği; hükmen infazı aşamasında, 5237 sayılı TCK. nun yürürlüğe girmesi nedeniyle lehe olan kanunun belirlenmesi yönünden C. Savcılığınca yapılan başvuru üzerine aynı mahkemece 29.06.2005 tarihli ve aynı sayılı ek kararı ile 5237 sayılı TCK. nun sanık lehine olduğu gerekçesi ile infaza konu ilk hükmün iptaline ve sanığın 3167 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca 350.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara hükümlünün itiraz etmesi üzerine, Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda, 02.08.2005 tarihli ve 2005/253 müteferrik sayılı karar ile, itirazın kabulü ile 19.07.2005 tarihli ilk hükmün ortadan kaldırılmasına ve 5320 sayılı Kanun'un 10. maddesine dayanılarak dosyanın yargılama yapılmak üzere Mahkemesine iadesine karar verildiği; Diyarbakır 3. ve 2. Asliye Ceza Mahkemelerinin itiraz mercii sıfatıyla vermiş oldukları söz konusu kararlar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 12.12.2005 tarihli ve 52967 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.01.2006 tarihli ve K.Y.B. 2005/218041 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede;
1- Sanığın üzerine atılı suçun kabul edilen niteliğine ve uygulanan kanun maddesine göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 119. maddesi kapsamına girip ön ödemeye tabi bulunduğu, Cumhuriyet Savcılığınca usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılmadan kamu davası açılmış olunduğu cihetle, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Ceza Bölümü Genel Kurulu'nun 11.04.1983 tarihli ve 1983/2-2 sayılı kararı uyarınca, Sulh Ceza Mahkemesince sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
2- Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19.07.2004 tarihli ve 2004/867-991 sayılı ceza kararnamesine sanık tarafından yapılan itiraz üzerine, Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.08.2004 tarihli ve 2004/230 sayılı kararı ile reddine karar verilmiş olması karşısında kesinleşen ceza kararnamesinin infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren kanunların lehe hükümlerinin uygulanması talebine karşılık, lehe uyarlama yapılarak 3167 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi gereğince 350 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair dosya üzerinde verilen ek karara sanık tarafından yapılan itiraz üzerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda ceza kararnamesinin düzenlenmediği, bu şekilde verilen ceza kararnamesinin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesi dikkate alındığından bahisle, 19.07.2004 tarihli ve 2004/867-991 sayılı ceza kararnamesinin ortadan kaldırılmasına ve dosyanın yargılama yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar verilmiş ise de, 5320 sayılı Kanun'un 10. maddesinde kesinleşmemiş ceza kararnamesi ile sonuçlandırılan dava dosyalarının mahkemesince resen ele alınarak duruşmalı yargılama yapılacağının belirtildiği, somut olayda ise yürürlükte bulunan kanunlara göre verilip usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleşmiş bir hüküm bulunduğu gözetilmeksizin, Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesince itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir denilerek, Diyarbakır 3. ve 2. Asliye Ceza Mahkemelerinin anılan kararlarının bozulması istenmiştir.
Sonuç: 1- Aşağıda belirtildiği şekilde Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.08.2004 gün ve 2004/230 müteferrik sayılı kararının bozularak, dosyanın gerekli işlemlerin yapılması için Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi karşısında, Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.06.2005 tarihli ve 2004/867 esas, 2004/991 karar sayılı ek kararı ile bu karara itiraz üzerine verilen Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.08.2005 tarihli ve 2005/253 müteferrik sayılı kararının hukuki geçerliliğini yitirmesi karşısında, bu karara yönelik kanun yararına bozma talebinin REDDİNE,
2- Ön ödeme ihtaratının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 13.08.2004 tarihli ve 2004/230 müteferrik sayılı kararın 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309/4-b maddesi uyarınca, dosyanın müteakip işlemlerin yapılması için Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına tevdiine, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy