(3167 S. K. m. 16) (5083 S. K. m. 1, 2) (5252 S. K. m. 5, 8) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık Mustafa Remzi Kuni hakkında Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucu, 18.12.2003 tarihinde 2001/1577 esas ve 2003/1857 karar sayı ile kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bozma isteyen tebliğnamesi ile 31.1.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.
Gereği Görüşülüp Düşünüldü:
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dosya arasında bulunan fotokopisinin arka yüzünün okunaksız oluşu ve katılanın ibraz eden olmayışı karşısında; suça konu çek aslının veya ibraz anında alınan, muhatap banka nezdindeki onaylı suretinin getirtilerek incelenmesi ve gerektiğinde, muhatap bankaya yazı yazılarak, çekin kim tarafından takasa verildiğinin sorulması; ayrıca katılanın, ibraz anında çekte cirosunun bulunup bulunmadığı ve şikayet hakkına sahip olup olmadığının saptanması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Suça konu çekin, Ring Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketine ait hesaptan keşide edilmiş olması, sanığın, istinabe ile 19.12.2002 tarihinde saptanan savunmasında, suç tarihinde hesap sahibi şirketi temsile yetkili olmadığını, çekin, Şirket Müdürü Ahmet İşleker tarafından keşide edildiğini belirtmesi çekteki keşideci imzasının, sanığın dosya arasında bulunan 23.7.1998 tarihli imza beyannamesindeki imzasına benzememesi karşısında; çek üzerindeki keşideci imzasının sanığın eli ürünü olup olmadığının, gerektiğinde sanığın yazı ve imza örnekleri toplanmak suretiyle uzman bilirkişi incelemesi de yaptırılarak belirlenmesi yerine, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
3- Kabule göre de;
a- Hükümde Türk Lirası olarak ifade edilen ağır para cezasının; 5083 sayılı Kanunun 1 ve 2. maddeleri ile 5252 sayılı Kanunun 5/1 ve 8. maddeleri uyarınca Yeni Türk Lirası (YTL) olarak belirlenmesinde ve adlî para cezasına dönüştürülmesinde zorunluluk bulunması,
b- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13.maddesi uyarınca, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin hükmolunan para cezasını geçemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
c- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanunun 77. maddesi ile değişik 164/ son maddesi yanlış yorumlanarak, avukatlık ücretinin katılan yerine davanın tarafı olmayan müdahil vekili lehine hükmedilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy