(765 S. K. m. 403/7) (5237 S. K. m. 188/5, 220)
Dava: Teşekkül halinde uyuşturucu madde ihraç etmek suçundan sanıklar Bekir K. ve Bayram G. hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonunda 28.09.2004 tarih ve 2004/53 esas, 2004/70 karar sayı ile 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca mahkumiyet kararı verildiği; hüküm Bekir K. yönünden temyiz edilmeksizin, Bayram G. yönünden ise müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 15.03.2005 tarih ve 2005/3497 esas, 2005/2611 karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, 5237 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından duruşma açmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 14.09.2005 tarihinde, 2004/53 esas, 2004/70 karar sayılı ek karar ile sanık hakkında 765 sayılı TCK. daha lehe olduğundan 5237 sayılı TCK. uyarınca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği; kararın hükümlü Bekir ve hükümlü Bayram müdafii tarafından süresi içinde temyiz edildiği, sanık Bayram G. müdafiince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının talep edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 18.11.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya hükümlü Bayram G. hakkında duruşmalı diğer sanık hakkında duruşmasız olarak incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2005 gün ve 2005/3-162 esas, 2005/173 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve arattırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasayla doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Sonraki kanunun lehe olduğu kabul edilerek `derhal uygulanması` ve buna bağlı olarak `duruşma yapılmaksızın da` karar verilebilmesi diğer durumlarda mümkündür.
Sanık hakkında kesinleşen kararda 765 sayılı TCK. nun 403/7. maddesinin uygulanmış olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK. nun 220. maddesi anlamında bir örgütün bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak aynı kanunun 188/5. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılarak karar verilmesi gerektiğinden, lehe olan hükümlerin derhal uygulanmasının koşulları bulunmadığı halde, duruşma açılmadan yapılan inceleme sonucu karar verilmesi,
2- Asıl dosya getirtilip bu dosya araşma konulduktan sonra; 5252 sayılı TCK. nun yürürlük ve uygulama şekli hakkında Kanunun 9/3. maddesinin `lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.` hükmüne aykırı olarak, kararın gerekçesinde 5237 sayılı TCK'na göre takdir edilen temel ceza miktarı ile uygulama sonucu gösterilmeden ve her iki yasaya göre yapılan uygulama sonuçları karşılattırılıp somutlaştırılmadan ve infaz dosyası ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, hükümlü Bekir'in temyiz itirazları ile hükümlü Bayram müdafiinin duruşmadaki sözlü savunmaları ve temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 14.09.2005 tarihli ek kararın BOZULMASINA, 25.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy